Taraflar arasında görülen genel kurul kararının iptali davasında mahkemece verilen genel kurulun iki nolu kararının yürütmesinin geri bırakılmasına ilişkin kararın konusuz kalması nedeniyle kaldırılması talebinin ara kararda yazılı nedenlerle tedbir kararının konusuz kalmadığının tespitine ve tedbirin devamına dair verilen 14.04.2025 tarihli ara karara karşı, davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi.

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacılar vekili, ihtiyati tedbir talepli dava dilekçesinde özetle; davalı şirketin 21.11.2023 tarihinde yapılan genel kurulunda gündemin 2 numaralı maddesine ilişkin alınan kararın batıl olduğunu müvekkillerinin davalı şirketin ortaklarından ...'nun mirasçıları olarak şirket payını miras yoluyla iktisap ettiklerini, şirketin 2006 yılında aile şirketi olarak kurulduğunu, şirketin 12.11.2007 tarihinden sonra yapılan genel kurullarının büyük bir çoğunluğunun yok hükmünde olduğunun mahkemelerce tespit edildiğini, alınan kararların kanunda ve esas sözleşmede belirlenen nisaplara uygun olmaması nedeni ile geçersizliğinin tespitine rağmen genel kurullarda aynı şekilde karar alınmaya devam edildiğini, buna ilişkin bir çok dava açıldığını ileri sürerek, butlanı istenen 21.11.2023 tarihli genel kurul kararlarının 2. Maddesinin yürütmesinin TTK'nın 449. maddesi uyarınca geri bırakılmasına, kararın İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/540 Esas sayılı dava dosyasına bildirilmesine, anılan kararın yok hükmünde olduğunun tespitine veya iptaline karar verilmesini talep ve deva etmiştir.Davalı vekili savunmasında, davacının iddialarının yerinde olmadığını, kararların yeterli nisapla alındığını savunarak, dava ve tedbir talebinin reddine karar verilmesini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ ARA KARARI ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince 14.04.2025 tarihli ara kararda özetle; "...Davacıların mahkememizde açmış bulundukları Genel Kurul Kararının iptaline ilişkin davada; 21/11/2023 tarihli genel kurulda alınan 2 nolu kararın hükümsüzlüğünün tespiti istenmiş olup; mahkememizde açılan davada ayrıca TTK 449. Madde gereğince kararın yürütmesinin durdurulması da ihtiyati tedbir yolu ile istenmiştir. Mahkememizce ihtiyati tedbir talebinin kabulüne karar verilmiş olup, iş bu karara davalı şirket tarafından itiraz edilip kaldırılması talep edilmiş; talep duruşmalı olarak ilk celse ele alınmış; Davanın TTK 447 madde gereğince açılan Genel Kurul Kararının Hükümsüzlüğünün tespiti ve bu nedenle iptaline ilişkin bir dava olduğu, davalı şirketin bir limited şirketi olduğu, TTK 622. Maddenin atfı sebebi ile TTK 447 vd. Maddelerinin uygulanacağı; bu çerçevede TTK 449. Maddede düzenlenen yürütmenin geri bırakılmasına ilişkin taleplerin de yasa gereği değerlendirilmesi gerektiği, İptali istenilen 21/11/2023 tarihli genel kurulda alınan 2 nolu kararda 2023 yılı faaliyet raporu ve finansal bilgilerin denetlenmesi için ... Anonim Şirketine denetçi olarak atanmasına 32.060 ret oyuna karşı 73.700 olumlu oy ile karar verildiğinin yazıldığı, Davacıların iptal sebebi olarak ileriye sürdükleri karar nisabı yönünden dosyanın incelenmesinde; Davacıların 1/3 hisseye miras yolu ile sahip oldukları, kalan 2/3 hissenin ...'na ait olduğu, ancak şirket sözleşmesinde azınlık pay sahiplerinin haklarını korumak için alınacak kararlarda her bir ortağın bütün ortaklarının sahip olduğu oy sayısının 1/3'ünden fazla oy kullanamayacaklarına ilişkin hüküm bulunduğu; bu maddenin azınlık oy sahiplerinin çoğunluğa ezdirilmemesi için konulan bir madde olduğu, 2/3 oy'a sahip olan ...'nun bu maddeyi aşmak için 09/07/2022 tarihli genel kurulda pay devri ve oy sınırlamalarına ilişkin maddelerin iptaline ilişkin kararı sağladığı; ancak bu karar İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret mahkemesinin 2012/985 Esas, 2014/82 Karar sayılı hükmü ile iptal edildiği, kararın kesinleştiği;Bu kez hakim paydaşın bir kısım hissesini eşi ...'na karşı açtığı boşanma davasında tasfiye payı olarak muvazaalı devir yapmak sureti ile geçirdiğini, böylece eşinin oylarını da almak sureti ile genel kuruldan istediği kararı çıkartmak amacını gerçekleştirdiğini, buna karşı da dava açılıp İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/1261 Esas, 2015/966 Karar sayılı hükmü ile devrin muvazaalı olduğunun tespiti ile geçersizliğine karar verildiği, Bu kez hakim ortağı 03/04/2024 tarihli olağanüstü genel kurulda ana sözleşmedeki oy sınırlandırılmasının kaldırılmasına dair karar aldığı, Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/337 Esas, 2021/537 Karar ile bu genel kurul kararının da iptaline karar verildiği, kararın henüz kesinleşmediği, istinaf incelemesinde olduğu, Dosyamızda iptali istenilen kararda ise hakim ortağın eski eşi ...'nun halen ortakmış gibi oy kullandığı, karar nisabının bu şekilde sağlandığı hususunun iddia edildiği, Dosyaya yansıyan ve getirtilen belgeler ile bunun doğrulandığı, Bu nedenle karar nisabı yönünden ihtiyati tedbir için aranan dava anındaki yaklaşık haklılık şartının sağlanmış olduğu, ihtiyati tedbirin bu nedenle verildiği, kararın yürütülmesinin durdurulmasına bu sebep ile hükmedildiği nazara alınarak, Davalı vekilinin tedbirin konusuz kaldığına ilişkin ileriye sürdüğü İstanbul Anadolu 4.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/539 Esas sayılı dosyasında şirkete bağımsız denetici atandığı; iptali istenen genel kurul kararında atanan bağımsız denetici ile o dosyada atanan bağımsız deneticinin aynı döneme ilişkin olsalar gerçekten tedbir kararımızın konusuz kalacağı ancak; Anadolu 4.ATM kararının incelenmesinde şirkete bağımsız deneticinin 2019-2020-2021 ve 2022 yılları için atandığı, 2023 yılı için atanmadığı; iptali istenen 21/11/2023 tarihli Olağanüstü Genel Kurul Toplantısında ise şirkete 2023 yılı için bağımsız denetici seçildiği dönemlerin farklı olduğu, bu nedenle mahkememizce verilen tedbir kararının konusuz kalmadığı, Ayrıca İstanbul Anadolu 3.ATM nin 2024/1261 Esas sayılı dosyasında verilen ve kesinleşen kararla ...'nun eşi ...'na yaptığı hisse devir işleminin geçersizliğinin tespitine karar verildiği, bununda oy nisabını etkileyeceği nazara alınarak ihtiyati tedbir kararının konusuz kalmadığının..."gerekçesiyle, genel kurul kararını yürütmesinin durdurulmasına ilişkin tedbir kararının konusuz kalmadığının tespitine ve tedbirin devamına, karar verilmiştir.Bu ara karara karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Mahkemece 21.11.2023 tarihinde yapılan genel kurulda alınan 2 nolu kararın yürütmesinin geri bırakılmasına karar verildiğini, anılan karar ile ... AŞ'nin 01.01.2023 ila 31.12.2023 faaliyet dönemi için TTK'nın 397.maddesi uyarınca bağımsız denetçi olarak atanmasına karar verildiğini, tedbire ilişkin itirazın mahkemece reddedildiğini, davacıların sürekli şekilde genel kurul kararlarına karşı iptal davası açtığını ve bu şekilde dava açılmasında hukuki yarar bulunmadığını, tedbir kararının yaklaşık ispat kuralına aykırı olduğunu, tedbirin ölçülü olmadığını, tedbirin konusuz kaldığını, mahkemece verilen tedbir kararının uygulanmadığını, bağımsız denetçinin tedbir kararının verildiği 24.01.2024 tarihine kadar geçen iki aylık sürede denetim görevini ifa etmesi nedeniyle tedbirin işlemsiz kaldığını, yine İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/539- 540 Esas sayılı kararı neticesinde bağımsız denetçi tayin edilerek kesinleştiğini, Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, ihtiyati tedbirin kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE Dava, davalı şirketin 21.11.2023 tarihli genel kurulunda alınan 2 numaralı kararının yok hükmünde olduğunun tespitine ve kararın yürütmesinin TTK'nın 449.maddesi gereğince durdurulması istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sırasında 2 nolu kararın yürütmesinin geri bırakılmasına karar verilmiş ve davalının bu ihtiyati tedbire yönelik itirazı 05.04.2024 tarihli ara karar ile reddedilmiştir. Davalı vekili bu kez 10.04.2025 tarihli duruşmadaki talebi ile ihtiyati tedbir kararının konusuz kaldığının tespitini istemiştir. Mahkemece tedbirin konusuz kalmadığının tespitine ve devamına dair 14.04.2025 tarihli ara karar verilmiş; bu ara karara davalı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleriyle ve kamu düzenine aykırılık yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Davacının, genel kurul kararının iptali ve yürütmesinin durdurulması talepli davası üzerine ilk derece mahkemesinin 24.01.2024 tarihli ara kararı ile genel kurulun 2. maddesinin yürütmesinin durdurulmasına karar verilmiştir. Davalı vekilinin bu karara yönelik itirazı üzerine ilk derece mahkemesinin 04.04 2024 tarihli ara kararı ile itiraz başvurusu kanun yolu açık olmak üzere reddedilmiştir. Davalı vekilinin bu karara yönelik istinaf başvurusunda bulunmadığı dosya içeriğinden anlaşılmaktadır.Ret kararı üzerine davacı vekili 10.04.2025 duruşmada, 2023 yılına ilişkin denetçi seçimi hakkında İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/540 Esas sayılı dosyasından verilen denetçi seçimi kararının kesin olduğu belirtilerek, ihtiyati tedbirin kaldırılmasını istediği anlaşılmıştır. İlk derece mahkemesi bu talebi değerlendirdiği 14.04.2025 tarihli ara kararıyla, ihtiyati tedbirin devam ettiği belirtilmiştir. Davalı vekili bu karara yönelik istinaf başvurusunda bulunmuştur. HMK'nın 341/1. maddesinde “İlk derece mahkemelerinden verilen nihai kararlar ile ihtiyati tedbir, ihtiyati haciz taleplerinin reddi, yüze karşı verilen ihtiyati haczin kabulü ve reddi ve bu taleplerin tarafların yokluğunda kabulü hâlinde, itiraz üzerine verilecek kararlara karşı istinaf yoluna başvurulabilir.” hükmüne yer verilmiştir. HMK'nın 396. maddesinde ise "Durum ve koşulların değiştiği sabit olursa, talep üzerine ihtiyati tedbirin değiştirilmesine veya kaldırılmasına teminat aranmaksızın karar verilebilir. İtiraza ilişkin 394.maddenin üçüncü ve dördüncü fıkrası, kıyas yoluyla uygulanır." düzenlemesi bulunmaktadır. Durum ve şartların değişmesi nedeniyle ihtiyati tedbir tedbirin değiştirilmesi veya devamına karar verilmesine ilişkin ara karara karşı istinaf kanun yolu açılmamıştır. Bu nedenle ilk derece mahkemesinin istinafa konu ara kararının istinafı kabil bir karar olmaması nedeniyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun usulden reddine karar vermek gerekmiştir. Açıklanan bu gerekçelerle, kanun yolu başvurusuna konu edilen ilk derece mahkemesinin 14.04.2025 tarihli ara kararının, istinafı kabil bir karar olmaması nedeniyle, davalı vekilinin istinaf dilekçesinin usulden reddine dair aşağıdaki karar verilmiştir.

Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-İlk derece mahkemesinin 14.04.2025 tarihli ara kararının istinafı kabil bir karar olmaması nedeniyle, istinaf dilekçesinin usulden reddine,2-Davalı vekilince yatırılan istinaf peşin karar harcının, talep hâlinde iadesine,3-Kanun yolu giderlerinin başvuran üzerinde bırakılmasına,4-Gerekçeli kararın, ilk derece mahkemesince taraf vekillerine tebliğine,5-Dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;HMK'nın 352/1.b maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonucunda, oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi. 19.06.2025