İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.
Üye hakimin görüşü değerlendirildi.

ASIL DAVADA DAVACILARIN İDDİALARININ ÖZETİ:
Davacılar vekili, davalı kooperatifin 07/01/2006 tarihli 2005 yılı olağan genel kurulu kararı, 27/04/2008 tarihli 2007 yılı olağan genel kurulu kararları, 15/09/2010 tarihli 2008-2009 yılları olağan genel kurul kararları, 04/09/2011 tarihli 2010 yılı olağan genel kurul kararları yokluk sebebiyle iptal edildiğinden, davalı kooperatifin yönetim kurulunun (yokluk sebebiyle iptal edilen genel kurul kararlarına dayalı olarak) 07/01/2006 tarihinden 04/09/2011 tarihine ve bu tarihten sonrası için aldığı yönetim kurulu kararlarının (121 ve 122 sayılı kararları hariç olmak üzere) tamamının yokluklarının tespiti ile iptallerine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

BİRLEŞEN DAVADA DAVACILARIN İDDİALARININ ÖZETİ:
Davacılar vekili, davalı kooperatifin 19/03/2005 tarihinde icra ettiği 2004 yılı olağan genel kurulunda alınan kararların yokluk sebebiyle iptal edilmiş olup, 19/03/2005 tarihinden 2005 yılı olağan genel kurulunun icra edildiği 07/01/2006 tarihine kadar olan süre içinde davalı kooperatifin yönetim kurulu tarafından alınan kararların (78 sayılı karar ve 89 sayılı kararlar da dahil olmak üzere) tamamının yokluklarının tespiti ile iptallerine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

ASIL VE BİRLEŞEN DAVADA DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davalı vekili, davacılar tarafından 2005 tarihli yönetim kurulu kararlarına itiraz edildiğini, işbu yönetim kurulu kararlarından davacıların aynı tarihte haberleri olduğunu, zira davacılarca işbu kararlara ilişkin olarak aynı tarihlerde davalar açıldığını, dolayısıyla davacıların açmış olduğu işbu davanın öncelikle zamanaşımına uğradığını, ayrıca davacıların husumet ehliyetleri olmadığını, davacıların davalı kooperatif üyeleri olduğunu, davalı kooperatif yönetiminin kararlarının hukuka uygun olduğunu, davacıların uğraşlarının ana nedeninin davalı kooperatifi işlersiz hale getirmek olduğunu ve sair nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ NİN 19/11/2019 TARİH ... ESAS - ... KARAR SAYILI KARARININ ÖZETİ:
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda;"...Kooperatifler Kanunu'nun 98. maddesi atfı ile TTK'nın 450. maddesi uyarınca genel kurul kararının iptaline ve butlanına ilişkin mahkeme kararının, kesinleştikten sonra bütün pay sahipleri hakkında hüküm ifade edeceği, düzenlendiğinden asıl dava ve birleşen davaya konu iptal ve butlanına karar verilen genel kurul kararlarına göre alınan yönetim kurulu kararlarının yok hükmünde kabul edilmesi gerektiği, genel kurul kararının iptaline ve butlanına ilişkin karar bozucu yenilik doğuran bir hüküm olmakla, kararın geçmişe etkili olarak ortadan kalkacağı, ancak iptal kararı verilmeden önce iyi niyetli üçüncü kişilerin bu karara dayalı olarak kazandıkları haklar saklı olduğu gerekçesiyle, asıl davanın kısmen kabulü ile; davalı kooperatif yönetim kurulu tarafından alınan 90,91,92,93,94,95,96,97,98,99,100,101,102,103,104,105,106,107,108,109,110,118,119,120,127,128,129,130,133,134,135 ve 136 kararların (iyi niyetli 3. kişilerin bu kararlara dayalı olarak kazandığı haklar saklı kalmak kaydıyla) yoklukla malul (batıl) olduğunun tespitine, yönetim kurulu karar defterinde 123,124,125 ve 126 nolu karara ilişkin sayfalar boş olduğundan, bu numaralar altında alınmış herhangi bir karar bulunmadığından bu numaralı kararlar hakkında açılan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına, birleşen dava ile 78 ila 89 sayılı yönetim kurulu kararları için açılan davada da benzer şekilde karar verilmesi gerekmiş ise de, kısa karar da sehven birleşen dosya hakkında karar verilmediği, gerekçeli karar ile kısa karar arasında çelişki yaratılamayacağından birleşen dava hakkında karar verilemediği anlaşılmıştır.

Karara karşı, davacılar vekili ve davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ NİN 29/04/2021 TARİH ... ESAS - ... KARAR SAYILI İLAMI İLE:"...Mahkemece, asıl dava ile ilgili kısmen kabul kararı verilmiş, ancak birleşen ... Esas sayılı dosyada dava konusu ile ilgili karar verilmemiş, nitelik bu husus mahkemece karar yazımı sırasında fark edilmiştir. Bu nedenlerle, davacılar ve davalı vekilinin istinaf başvurularının ileri sürdükleri diğer istinaf sebepler bu aşamada incelenmeksizin 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca esastan kabulüne, ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılarak, mahkemece birleşen dosyada dava konusu hakkında karar verilmek üzere dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine" karar verilmiştir.
ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ NİN KALDIRMA KARARI SONRASINDA YAPILAN YARGILAMA NETİCESİNDE İLK DERECE MAHKEMESİ NİN 21/09/2021 TARİH ... ESAS - ... KARAR SAYILI SAYILI KARARININ ÖZETİ:
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda;"...Kooperatifler Kanunu'nun 98. maddesi atfı uyarınca, bu Kanun'da aksi düzenlenmeyen hallerde TTK'nın anonim şirketlere özgü hükümlerinin uygulanması gerekmektedir. TTK'nın 450. maddesinde açıkça; "Genel kurul kararının iptaline ve butlanına ilişkin mahkeme kararı, kesinleştikten sonra bütün pay sahipleri hakkında hüküm ifade eder. Yönetim kurulu bu kararın bir suretini derhal ticaret siciline tescil ettirmek ve internet sitesine koymak zorundadır." hükmü düzenlenmiş olup, bu nedenle somut olayda, asıl dava ve birleşen davaya konu (iptaline ve butlanına karar verilen genel kurul kararlarına göre alınan) yönetim kurulu kararlarının yok hükmünde kabul edilmesi gerektiği anlaşılmıştır. Bu madde hükmü uyarınca, genel kurul kararının iptaline ve butlanına ilişkin karar bozucu yenilik doğuran bir hüküm olmakla, karar geçmişe etkili olarak ortadan kalkmaktadır. Ancak iptal kararı verilmedin önce iyiniyetli üçüncü kişilerin bu karara dayalı olarak kazandıkları haklar saklıdır (Paroy/Tekinalp/Çamoğlu Ortaklıklar Hukuku I syf.543). Anlatılan nedenlerle, asıl davanın kısmen kabulü ile; davalı kooperatif yönetim kurulu tarafından alınan 90,91,92,93,94,95,96,97,98,99,100,101,102,103,104,105,106,107,108,109,110,118,119,120,127,128,129,130,133,134,135 ve 136 kararların (iyiniyetli 3. kişilerin bu kararlara dayalı olarak kazandığı haklar saklı kalmak kaydıyla) yoklukla malul (batıl) olduğunun tespitine, yönetim kurulu karar defterinde 123,124,125 ve 126 nolu karara ilişkin sayfalar boş olduğundan, bu numaralar altında alınmış herhangi bir karar bulunmadığından bu numaralı kararlar hakkında açılan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına, yine birleşen aynı gerekçe ile birleşen davanın kabulü ile, davalı kooperatif yönetim kurulu tarafından alınan 78,79,80,81,82,83,84,85,86,87,88,89 sayılı kararların (iyi niyetli 3. kişilerin bu kararlara dayalı olarak kazandığı haklar saklı kalmak kaydıyla) yoklukla malul (batıl) olduğunun tespitine" gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir.

Karara karşı, asıl ve birleşen davada davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Asıl ve birleşen davada davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacıların kötüniyetli olduğunu, 2005 tarihli yönetim kurulu kararlarına yönelik davanın zamanaşımına uğradığını, davacıların kooperatif üyesi olduklarını, yönetim kurulu kararlarının davacılar ile ilgili olmaması nedeniyle aktif husumet yönünden ehliyetlerinin bulunmadığını, yönetim kurulu kararlarının hukuka uygun olduğunu, mahkemenin, tarafsızlığı konusunda şüphe olan bilirkişi raporuna göre karar verdiğini, mahkemenin ihtiyati tedbir kararının da usul ve yasaya aykırı olduğunu beyan ederek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

Dava, kooperatif yönetim kurulu kararlarının yoklukla malul olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
HMK'nın 359/3 maddesi uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK'nın 355/1 maddesi gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kesinleşen mahkeme ilamları ile davalı kooperatif yönetim kurulunun seçimine ilişkin genel kurul toplantılarının yoklukla malul olduğunun tespit edilmiş olmasına, böylece davalı kooperatif yönetim kurulunun yaptığı işlemlerin de hukuki dayanaktan yoksun olduğunun ve bu nedenle de alınan yönetim kurulu tarafından yapılan işlemlere ve alınan kararlara geçerlilik tanınmasının mümkün olmadığının anlaşılmasına (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 22/03/2010 tarih, 2010/2426 Esas - 2020/3070 Karar ve 19/01/2010 tarih, 2009/9463 Esas - 2010/540 Karar sayılı ilamları), yoklukla malul olan bir kararın tespitinin istenmesinin herhangi bir süreye bağlı olmadan her zaman istenebilmesinin mümkün olmasına, bazı yönetim kurulu üyelerinin, evvelden beri kooperatif yönetim kurulu üyesi oldukları ve yenisi seçilinceye kadar bu kooperatif yönetim kurulunun yaptığı işlemlerin zaten geçerli olduğu yönünde istinaf sebebi ileri sürülmüş ise de, eski yönetim kurulunun yapacağı işlemlerin kooperatifin olağan işlemleriyle sınırlı olmasına, somut olayda alınan kararların niteliğine bakıldığında, inşaatın devam etmesine yönelik olarak alınan kararlar olduğundan, bunların olağan iş niteliğinde sayılmayacağının anlaşılmasına, davacıların kooperatif üyesi olmaları sebebiyle bu kararların yoklukla malul olduğunun tespitini istemelerinde hukuki yararlarının bulunmasına, ilgili yönetim kurulu üyelerinden ..., ... ve ... hakkında kooperatife yönelik iş ve işlemleri sebebiyle görevi kötüye kullanma ve zimmet suçlarından açılmış kamu davalarının bulunduğunun anlaşılmasına, bu sebeple davacıların eldeki davayı açmalarının TMK'nın 2. maddesinde belirtilen dürüstlük ilkesine aykırılık oluşturmamasına, dava açılmasının hakkın kötüye kullanımı olarak değerlendirilememesine, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; asıl ve birleşen davada davalı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

1-Asıl ve birleşen davada davalı vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince asıl ve birleşen dava yönünden alınması gerekli 615,40'ar TL ( 615,40 TL x 2 = 1.230,80 TL) maktu istinaf karar harçlarından peşin olarak yatırılan 80,70'er TL (80,70 TL x 2 = 161,40 TL) TL harçların mahsubu ile bakiye 1.069,40 TL istinaf karar harcının asıl ve birleşen davada davalı taraftan tahsili ile Hazine'ye GELİR KAYDINA,

3-Davalının istinaf başvurusu nedeniyle yaptığı yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA,

4-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince ilgilisine İADESİNE,

5-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,

6-Kararın Dairemiz tarafından taraflara TEBLİĞİNE,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle 6100 sayılı HMK’nın 353/1-b-1 bendi gereğince aynı kanunun 361/1 maddesi gereğince Dairemiz kararının tebliğinden itibaren İKİ HAFTALIK süre içinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.
...