İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ
İSTİNAF KARARI
Taraflar arasında görülen genel kurul kararının iptali talepli davada ilk derece mahkemesince yapılan yargılama sırasında ara kararda yazılı nedenlerle davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebini reddine dair verilen 15.10.2024 tarihli ara karara karşı, ihtiyati tedbir talep eden davacılar vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacılar vekili, ihtiyati tedbir talepli dava dilekçesinde özetle; davalı şirketin 05.07.2024 tarihli genel kurulunun yasa ve ana sözleşmeye aykırı toplanması, şirket yönetim kurulunun, genel kurul kararının çağrısına ilişkin kararının alınması için kanun ve anasözleşmeye uygun olarak toplanmadığını, usulüne uygun çağrı bulunmaması nedeniyle alınan kararın da yok hükmünde olduğunu, yetkisiz kişilerce yapılan toplantı çağrısı nedeniyle 05.06.2024 tarihli yönetim kurulu toplantısında alınan kararların yok hükmünde olduğunu, müvekkillerinden ...'nun dava konusu genel kurul kararına dair çağrı yapıldığı tarihte şirket yönetim kurulu üyesi olduğunu, toplantı daveti yapmaya hiçbir yetkisi olmayan şirket genel müdürünün, müvekkili ...’na 05.06.2024 günü bir e-posta göndererek genel kurulun toplantıya çağrılmasına dair yönetim kurulu kararını TTK'nın 390/4. maddesi hükmüne göre imzalayıp göndermesini istediğini, yetkisiz kişilerce davet edilen yönetim kurulunun genel kurulu toplantıya çağıran 05.06.2024 tarihli kararının yok hükmünde olduğunu, genel kurulu toplantıya çağırma yetkisinin, yönetim kurulu tarafından usulüne uygun kullanılmadığını, genel kurul toplantısının ve alınan kararların geçerli olabilmesi için, genel kurulun usulüne uygun çağrılmasının gerektiğini, bir toplantı yapılacağının bilgisini alan müvekkili ...’nun yazılı olarak fiziki toplantı yapılması talebinin göz ardı edilerek yönetim kurulu kararı alındığını, şirket ana sözleşmesine göre, yönetim kurulu üyelerinden birisinin toplantı yapılmasını istediği hallerde elden dolaştırma yoluyla karar alınamayacağı gibi yönetim kurulu toplantısının yapılabilmesi için en az altı üyenin fiilen ve fiziken toplantıda hazır bulunması gerektiğini, 05.07.2024 tarihli genel kurul kararına dair çağrıya esas 05.06.2024 tarihli ve 15 numaralı yönetim kurulu kararı açıkça kanun ve şirket ana sözleşmesine aykırı olduğundan yok hükmünde olduğunu, bu kararla çağrılan genel kurulda alınan kararlar da yok hükmünde olduğunu, yokluk talebinin kabul edilmemesi halinde ise alınan kararların iptali gerektiğini ileri sürerek, 05.07.2024 tarihli genel kurula çağrıya ilişkin 05.06.2024 tarihli ve 15 numaralı yönetim kurulu kararının yok hükmünde olması nedeniyle 05.07.2024 tarihli genel kurul kararlarının yok hükmünde olduğunun tespitine, yokluk talebinin kabul edilmemesi halinde alınan kararların kanun, esas sözleşme ve iyiniyet kurallarına aykırı olması nedeniyle iptaline, genel kurulun geçersiz olması nedeniyle halka açık şirketin pay sahipleri aleyhine yönetilmesinin engellenmesi amacıyla tedbiren yönetim kayyımı atanmasına, bu talebin kabul edilmemesi halinde denetim kayyımı atanmasına ve davanın SPK'ya ihbarına, anılan genel kurulda alınan kararların yürütülmesinin TTK'nın 449. maddesi uyarınca geri bırakılmasına, karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, savunmasında özetle; çağrıya ilişkin yönetim kurulu kararının yasa ve ana sözleşmeye uygun şekilde alındığını, genel kurul toplantısının erteleme toplantısı olduğunu ve usulüne uygun şekilde yapıldığını savunarak, davanın ve tedbir talebinin reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sırasında, 15.10.2024 tarihli ara kararla; "...Somut olayda; davacılar vekili, davalı şirketin 05/07/2024 tarihinde yapılan Genel Kurulunda alınan kararların yürütülmesinin geri bırakılması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiş ise de; ihtiyati tedbir kararı verebilmek için hâkimin somut sebep göstermesi ve ihtiyati tedbir kararının haklılığını ortaya koyacak delil değerlendirmesi yapması ve yaklaşık ispat ölçüsüne yaklaşması gerekli olup, davacı vekili tarafından dosyaya sunulan bilgi ve belgeler somut delil kabul edilip haklılık konusunda yaklaşık ispat ölçüsü kriterine uymaması nedeniyle ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesi (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesinin 14.12.2023 Tarih ve 2023/2363 E. - 2023/2050 K. Sayılı benzer mahiyetteki ilamı.) gerektiği..." gerekçesiyle ihtiyati tedbir isteminin reddine, karar verilmiştir. Bu karara karşı, davacılar vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacılar vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Mahkemece, verilen gerekçeli kararda yaklaşık ispat olgusunun değerlendirilmediğini, yöneticiler tarafından sunulan beyan dilekçesindeki vakıaların dikkate alınmadığını, şirketin özellikle 2023 yılında ciddi zararlar ettiğini, zarar konusunda şirket yönetiminin ortaklara bilgi vermediğini, mahkemece sunulan delillerin, bilançonun ve maddi vakıaların, finansal tabloların değerlendirilmeden karar verildiğini, yönetim kurulunun çağrıya ilişkin kararını yoklukla malul olduğunu, aynı mahkemenin kararı ile tespit edildiğini, Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve ihtiyati tedbir talebinin kabulüne karar verilmesini istemiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE Dava, davalı şirketin, 05.072024 tarihinde yapılan genel kurul toplantısında alınan kararların, çağrı usulsüzlüğü nedeniyle yokluğunun tespiti, olmadığı takdirde alınan kararların kanuna, ana sözleşmeye ve iyiniyet kurallarına aykırı olması nedeniyle iptali istemlerine ilişkindir. İstinaf başvurusu ise TTK'nın 449. maddesi gereğince, genel kurulda alınan kararların yürürlüğünün geri bırakılması isteminin reddine dair verilen ara karara ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sırasında davacılar vekilinin ihtiyati tedbir talebinin reddine dair ara karar verilmiş; bu ara karara karşı, davacılar vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. İstinaf incelemesi sırasında ilk derece mahkemesince 25.12.2024 tarihli duruşmada davanın kabulüne, davalı şirketin 05.07.2024 tarihli genel kurulda alınan 1,2,3,4,5 ve 6 nolu kararların batıl olduğunun ve geçersizliğinin tespitine, kararların yürütmesinin HMK'nın 389 ve TTK'nın 449. maddesi gereğince geri bırakılmasına, mahkemenin 2024/226-218 E.K. sayılı yönetim kurulu kararının butlanının tespitine ilişkin karar nedeniyle teminat alınmasına yer olmadığına, şirketin genel kurulunun, yönetim kurulu üyelerinin seçimi gündemiyle toplantıya çağırması için önceki yönetim kurulu başkana yetki verilmesine, karar verilmiştir. Esasa ilişkin davada karar verilerek, genel kurul kararlarının yürütmesinin geri bırakılması nedeniyle, istinaf incelemesine konu ara karara yönelik istinaf başvurusu konusuz kalmış olup, davacılar vekilinin konusuz kalan istinaf başvurusunun reddine dair aşağıdaki karar verilmiştir.
Gerekçesi yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-İstinaf başvurusu konusuz kaldığından, davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine, 2-Davacılar tarafından yatırılan istinaf başvuru harcının Hazineye gelir kaydına, 3-İstinaf peşin karar harcının, talep halinde ve karar kesinleştiğinde, ilk derece mahkemesince davacılara iadesine, 4-Davacılar tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendilerinin üzerinde bırakılmasına, 5-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, 6-Dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair; Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 27.12.2024 tarihinde oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi.
HMK'nın 391/3 ve 362/1.f maddeleri uyarınca karar kesindir.