İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ
İSTİNAF KARARI
İHTİYATİ TEDBİR TALEP EDEN
İhtiyati Tedbir
İhtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin ara kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
Davacı tarafça açılan genel kurul kararının iptali istemli davada, dava konusu genel kurul kararının yürütülmesinin tedbiren durdurulması ve şirkete kayyım atanmasına yönelik ihtiyati tedbir talep edildiği, mahkemece verilen 05.08.2022 tarihli ara karar ile ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verildiği, ara karara karşı davacı tarafça yapılan istinaf başvurusu üzerine Dairemizin 17.11.2022 tarihli 2022/1823-1606 sayılı kararıyla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile mahkeme ara kararının kaldırılmasına, davalı şirketin 19.04.2022 tarihli genel kurulunda alınan 3 no'lu kararın yürütülmesinin durdurulmasına ve şirkete yönetim kayyımı atanmasına karar verildiği, davacı vekilince, gelinen aşamada ihtiyati tedbir kararı verilmesini gerektiren durum ve koşullarda değişiklik olduğu ileri sürülerek HMK'nın 396. maddesi uyarınca ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasının talep edildiği, mahkemece verilen 15.12.2022 tarihli ara karar ile de Dairemizce verilmiş olan 17.11.2022 tarihli ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına karar verildiği, davacı vekilince bu ara karara yönelik olarak istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Dairemizin 2023/232 esas 2023/485 karar sayılı ilamıyla, söz konusu kararın HMK'nın 396. maddesi gereği istinaf kanun yoluna tabi olmaması nedeniyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun usulden reddine karar verildiği, davacı vekilince 20.12.2022 ve 04.01.2023 tarihli dilekçeler ile dava konusu genel kurul kararının yürütülmesinin geri bırakılmasına ve davalı şirkete kayyım atanmasına karar verilmesinin talep edildiği, mahkemece 09.01.2023 tarihli ara karar ile talep hakkında bir karar verilmesine yer olmadığına karar verildiği anlaşılmaktadır. Davacı vekilince bu kez 27.09.2023 tarihli dilekçe ile; davalı şirketin %95 hisselerinin ...'e devredilmiş olduğu yolundaki iddianın, davalı şirket ve katılan tarafından herhangi bir pay senedi ibraz edilmeksizin ileri sürüldüğü, davalı şirket tarafından 17.11.2022 tarihli kayyım atama kararından sonra düzenlenmiş olan pay defteri sayfası ibraz edildiği, bu kaydın davalı lehine delil olarak kabul edilemeyeceği, bu durumun ihtiyati tedbirin kaldırılmasına ilişkin mahkemenin 17.11.2022 tarihli ara kararından rücu edilmesi için yeterli olduğu, ek olarak hisselerin aidiyeti ve pay defterinin düzeltilmesi istemine ilişkin olan İstanbul 19. ATM'nin 2022/765 esas sayılı dosyasında mahkemece verilen kesin süreye rağmen davalılarca hisse senedi asıllarının sunulmadığı, bu hukuki durumun değiştiği belirtilerek, davalı şirketin 19/04/2022 tarihli genel kurul toplantısında alınan 3 no'lu kararın yürütmesinin durdurulmasına ve şirkete yönetim kayyımı atanması, davalı şirketin taşınmazlarının üçüncü kişilere devrine ve ayni sınırlamalara tabi tutulmasına engel mahiyette tedbir kararı verilmesi talep edilmiştir. HMK'nın 341/1. maddesi uyarınca, ilk derece mahkemelerinin nihai kararları ile ihtiyati tedbir talebinin reddine ve bu taleplerin kabulü halinde ihtiyati tedbire itiraz üzerine verilen kararlarına karşı istinaf yoluna başvurulabilir. HMK'nın 396. maddesi, “Durum ve koşulların değiştiği sabit olursa, talep üzerine ihtiyati tedbirin değiştirilmesine veya kaldırılmasına teminat aranmaksızın karar verilebilir. İtiraza ilişkin 394. maddenin üçüncü ve dördüncü fıkrası, kıyas yoluyla uygulanır.” şeklindedir. HMK'nın 396/2 maddesi, aynı yasanın 394. maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarına atıf yapmış, kanun yolunu düzenleyen beşinci fıkraya ise atıf yapmamıştır. Bu nedenle durum ve koşulların değişmesi nedeniyle tedbirin kaldırılması taleplerine ilişkin olarak verilen ara karara karşı, kanun yolu açık değildir. Yorumla kanun yolu ihdas edilmesi de mümkün değildir. Dairemizin 17.11.2022 tarihli 2022/1823-1606 sayılı kararıyla davalı şirketin 19.04.2022 tarihli genel kurulunda alınan 3 no'lu kararın yürütülmesinin durdurulmasına ve şirkete yönetim kayyımı atanmasına dair verilen ihtiyati tedbir kararının Mahkemenin 15/12/2022 tarihli ara kararıyla HMK'nın 396. maddesi kapsamında kaldırıldığı, davacı vekilinin istinaf incelemesine konu 31/10/2023 tarihli kararına dayanak taleplerin ihtiyati tedbirle ilgili yeniden inceleme yapılmasına yönelik olduğu, yargılama sırasında durum ve koşulların değişmesi nedenine dayalı bir talep olduğu, Dairemizin 04/04/2023 tarihli kararında 20.12.2022 ve 04.01.2023 tarihli ihtiyati tedbir taleplerinin yeni bir talep olduğu belirtilmiş ise de bu taleplerle ihtiyati tedbir yönünden yeniden inceleme yapılmasının istenildiğinin vurgulandığı, dolayısıyla istinaf kanun yoluna başvurulan 31.10.2023 tarihli ara kararın ihtiyati tedbirin reddine veya tedbir kararına yönelik itirazın reddine ilişkin bir ara karar olmayıp, HMK'nın 396. maddesi kapsamında durum ve koşulların değişmesi nedenine dayalı ara karar niteliğinde olduğu, istinaf kanun yoluna tabi olmadığı anlaşıldığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 341(1) ve 346(1) maddeleri uyarınca usulden reddine karar verilmiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 341/1, 346/1 maddesi uyarınca USULDEN REDDİNE, Davacı tarafından yatırılan 269,85 TL peşin istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-f maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 30/01/2024