ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ 2022/1446 Esas - 2025/44 Karar
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21.HUKUK DAİRESİ
KARAR
YARGILAMANIN YENİLENMESİNİ
TALEP EDEN DAVACI:
VEKİLİ
DAVALI
Yargılamanın Yenilenmesi
Taraflar arasındaki yargılamanın yenilenmesi istemli davanın yapılan yargılaması sonucunda, ilamda yazılı nedenlerle mahkemece davanın reddine yönelik verilen karara karşı, yargılamanın yenilenmesini talep eden davacı tarafından süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Yargılamanın yenilenmesini talep eden davacı; Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/685 Esas sırasında görülen Genel Kurulun Toplantıya Çağrılması istemli davanın, davalı tarafından, karara tesir eden hileli davranışlarda bulunulması sebebiyle aleyhlerine olacak şekilde kesin olarak sonuçlandığını, davalının, söz konusu dosyaya sunduğu cevap dilekçesiyle genel kurulun 11/11/2021 tarihli kararında, genel kurul toplantısının 24/12/2021 tarihinde yapılmasına karar verildiğini belirttiğini ancak davalının iddia ettiği kararın, genel kurul kararı olmayıp müdürler kurulu kararı olduğunu, söz konusu kararda genel kurul toplantı tarihinin 17/12/2022 olarak göründüğünü, davalı tarafın bu iddialarının mahkemeyi aldatmaya ve yargılamanın seyrini değiştirmeye yönelik olduğunu belirterek mahkemece, 2021/685 Esas sayılı dosyada yapılan yargılamanın iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı; davacının, hile olduğunu ileri sürdüğü ve yazım hatası içeren müdürler kurulu kararının, mahkemenin 2021/685 Esas sayılı dosyasında verilen davanın reddine ilişkin kararında gerekçe olarak yer almadığını, davacının, 03/06/2021 tarihli ihtarnamesine, tarafından cevap verilerek 14/06/2021 tarihinde genel kurul yapılmasına yönelik karar alınmış olmasının mahkemenin ret kararının dayanağı olduğunu, davacının iddiasına dayanak sehven yazım hatası içeren müdürler kurulu kararının mahkemenin gerekçeli kararına tesir etmediğini, yargılamanın yenilenmesini gerektirecek sebeplerin bulunmadığını, davacının kötü niyetli olduğunu, amacının genel kurulun yapılmasını engellemek olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece; davacı, davalı tarafın, 11/11/2021 tarihli genel kurul kararı ile 24/12/2021 tarihinde genel kurul toplantısı yapılmasına karar verdiğini belirttiği halde, cevap dilekçesi ekinde sunulan kararın, müdürler kurulu kararı ve bu kararda toplantı tarihinin 17/12/2021 olarak yazılı olduğu, bu yanıltıcı, hileli davranışın mahkemece, aleyhine karar verilmesine yol açtığı ileri sürmüş ise de, Mahkemenin 2021/685 Esasında alınan kararında "Davacı tarafından davalı şirkete 03.06.2021 tarihli Noter ihtarnamesinin keşide edildiği, davalı şirket tarafından ihtara cevap verilmek suretiyle 14.06.2021 tarihinde Genel Kurul toplanmasına dair karar alındığı, talepte bulunanın talebi ile ilgili şirket yönetimi tarafından olumlu değerlendirme yapıldığı" gerekçesi ile davanın reddine karar verildiği, davacının hileli davranış olarak belirttiği hususun, kararın verilmesinde etkili olmadığı, davalı vekilinin, davacının hileli davranış olduğunu iddia ettiği Müdürler Kurulu kararını söz konusu dosyada cevap dilekçesi ekinde sunduğu, basit bir kontrolle kararı alan merci ve toplantı tarihi konusunda ki hatanın anlaşılabileceği, bu hususun hileli davranış olarak kabul edilemeyeceği, şartların bulunmadığı gerekçesiyle; " davanın reddine " ilişkin karar verilmiş; karara karşı davacı tarafından, istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Yargılamanın yenilenmesini talep eden davacı; davalı şirketin kurucu ortağı olup % 50 pay sahibi olduğunu, hak ve menfaatlerini korumak adına Ankara 3. Noterliği'nin 10/11/2021 tarihli, 09885 yevmiye numaralı ihtarnamesini göndererek Genel Kurul toplantı çağrısında bulunduğunu, ihtarname şirket yetkilisine tebliğ edildiği halde, süresinde bu çağrıya uyulmaması üzerine Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/685 Esasında "Genel Kurulun Toplantıya Çağrılması" istemiyle dava açtığını, ancak mahkemece, davalının hileli hareketleri neticesinde, 2022/193 sayılı karar ile davasının reddine karar verildiğini, söz konusu dosyada, davalı şirketin, talebi üzerine toplantının 24/12/2021 tarihinde yapılmasına dair karar alındığına yönelik cevap dilekçesi ekinde sunduğu kararın, müdürler kurulu kararı olup kararın içeriğinde toplantı tarihinin 17/12/2022 olarak yazılı olduğunu, HMK'nın 353/1-h bendi uyarınca, lehine karar verilen tarafın, karar tesir eden hileli bir davranışta bulunduğunun açık olduğunu, emsal Yargıtay kararının da bu doğrultuda olduğunu ileri sürerek Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin, 2021/685 Esas, 2022/193 Karar sayılı "davanın reddine" yönelik kararının, yargılamanın iadesi yoluyla kaldırılması gerektiğini ileri sürmüştür.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
Dava, yargılamanın iadesi istemine ilişkindir.
Hemen belirtmek gerekirse, 6100 sayılı HMK'nın "Yargılamanın iadesi" başlıklı 374.maddesine göre yargılamanın iadesi kesin olarak verilen veya kesinleşmiş hükümlere karşı istenilebilecek olup bir karar henüz kesinleşmemiş ise 6100 sayılı HMK’nın 375. maddesinde sayılan sebeplerden biri mevcut olsa bile hüküm kesinleşmeden önce yargılamanın iadesi yoluna gidilemez. 6100 sayılı HMK’nın "yargılamanın iadesi sebepleri" başlıklı 375. Maddesinde belirtilen yargılamanın iadesi sebepleri, sınırlı sayıda belirtilmiştir. Yargılamanın yenilenmesi, bazı ağır yargılama hatalarından ve noksanlarından dolayı, maddi anlamda kesin hükmün sona ermesini ve daha önce kesin hükme bağlanmış olan bir dava hakkında yeniden yargılama ve inceleme yapılmasını sağlayan olağanüstü bir kanun yoludur (Kuru, B.: Hukuk Muhakemeleri Usulü, İstanbul 2001, Cilt V, s. 5165).
Somut olayda, Davacı, davalı şirketin kurucu ortağı olduğunu, davalı şirket Genel Kurulunun, en son şirketin kuruluş tarihinde toplandığını, hak ve menfaatlerini korumak adına Ankara 3. Noterliği'nin 10/11/2021 tarihli, 09885 yevmiye numaralı ihtarnamesini göndererek Genel Kurul toplantı çağrısında bulunduğunu, 11/11/2021 tarihinde ihtarname şirket yetkilisine tebliğ edildiği halde, şirket tarafından, süresinde bu çağrıya uyulmaması üzerine Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/685 Esasında "Genel Kurulun Toplantıya Çağrılması" istemiyle dava açtığını, ancak mahkemece, davalının hileli hareketleri neticesinde, 2022/193 sayılı karar ile davanın reddine dair kesin olarak karar verildiğini, söz konusu dosyada, davalı şirketin, çağrıya uyularak toplantının 24/12/2021 tarihinde yapılmasına dair karar alınmış olduğuna yönelik savunmaları kapsamında sunulan kararın, müdürler kurulu kararı olduğu gibi kararın içeriğinde de toplantı tarihinin 17/12/2022 olarak yazılı olduğunu, HMK'nın 353/1-h bendi uyarınca, lehine karar verilen tarafın, karara tesir eden hileli bir davranışta bulunarak lehine karar verilmesini sağladığını ileri sürerek elde ki dava yoluyla yargılamanın iadesi talep edilmiştir.
Yargılamanın iadesi istemiyle açılan davanın, Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin, 2021/685 Esas, 2022/193 Karar sayılı dosyasında yapılan yargılama sonucunda, "Davacı tarafından, davalı şirkete 03.06.2021 tarihli Noter ihtarnamesinin keşide edildiği, davalı şirket tarafından ihtara cevap verilmek suretiyle 14.06.2021 tarihinde Genel Kurul toplanmasına dair karar alındığı, talepte bulunanın talebi ile ilgili şirket yönetimi tarafından olumlu değerlendirme yapıldığı" gerekçesine dayalı olarak davacının davasının, istinaf yolu açık olmak üzere, reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.
TTK'nın Genel Kurulun toplantıya çağrılmasına yönelik"Çağrı" başlıklı, yetkili ve görevli organları işaret eden 410. Maddesinin, 2.fıkrasında " Yönetim kurulunun, devamlı olarak toplanamaması, toplantı nisabının oluşmasına imkan bulunmaması veya mevcut olmaması durumlarında, mahkemenin izniyle, tek bir pay sahibi genel kurulu toplantıya çağırabilir. Mahkemenin kararı kesindir. " düzenlemesine yer verilmesi dikkate alındığında; genel kurulun toplantıya çağrılması talepli, pay sahiplerince açılan davalarda verilen kararların, yasanın emredici hükmüne dayalı olarak kesin olduğu açıktır.
Her ne kadar ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verilerek kararın tebliğinden itibaren iki haftalık kesin süre içinde istinaf kanun yolunun açık olduğu belirtilmiş ise de; ilk derece mahkemesince, genel kurulun toplantıya çağrılması istemiyle açılan davalarda verilen karar, TTK'nın 410/2 maddesi uyarınca kesin olmakla, bu davada verilen kesin nitelikli karara yönelik yargılamanın yenilenmesi kapsamında verilen kararın da kesin nitelikli olduğunun kabulü gerekir.
Kesin olan kararlara karşı, HMK'nun m.346/1 hükmü uyarınca ilk derece mahkemesince istinaf dilekçesinin reddine karar verilebileceği gibi, HMK'nun 352. maddesi gereğince yapılan ön inceleme neticesinde Bölge Adliye Mahkemesince de bu yönde karar verilebilir. Bu karar usule ilişkin nihai bir karardır. (Tolga Akkaya, Medeni Usul Hukukunda İstinaf sayfa 176).
Hal böyle olunca kesin olan kararların istinaf istemleri hakkında HMK'nun 346. maddesi gereğince, mahkemece, istinaf dilekçesinin reddine karar verilmesi gerekirse de, istinaf dilekçesinin reddine dair karar verilmemesi halinde, HMK'nun 341. ve 352. maddeleri gereğince kesin nitelikteki karara karşı, Dairemizce de karar verilebileceğinden, davacı vekilinin, istinaf dilekçesinin usulden reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1-Yargılamanın yenilenmesini talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 393/3 ve 341. maddeleri gereğince istinafa tabi karar bulunmadığından HMK'nun 352/(1)-b maddesi gereğince USULDEN REDDİNE,
2-Yargılamanın yenilenmesini talep eden davacı tarafından yatırılan 80,70 TL istinaf karar harcı ile 220,70 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının talep halinde yargılamanın yenilenmesini talep eden davacıya iadesine,
3-Yargılamanın yenilenmesini talep eden davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,
Dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonucunda HMK'nun 341 ve 362. maddeleri gereğince kesin olmak üzere, tarafların yokluğunda dosya üzerinden oy birliği ile karar verildi. 30/01/2025
Başkan- ... Üye - ... Üye - Zabıt Katibi -...