İstinaf başvurusunun esastan reddi
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Erzurum 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 03.05.2018 tarihli ve 2018/324 Esas, 2018/283 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüte bilerek isteyerek yardım etme suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 314 üncü maddesinin üçüncü fıkrası ve 220 nci maddesinin yedinci fıkrası delaletiyle 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 220 nci maddesinin yedinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 5 inci maddesi, 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları ve 63 üncü maddesi uyarınca mahkûmiyet kararı verilmiştir.
2. Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 05.09.2019 tarihli ve 2018/1181 Esas, 2019/1148 sayılı Kararı ile silahlı terör örgütüne üye olma suçundan cezalandırılması istemiyle dava açılan sanık hakkındaki yargılamanın, zorunlu müdafi hazır olmadan yapılması ve sanığın mahkumiyetine hükmolunmasının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 289 uncu maddesinin birinci fıkrasının (e) bendine göre hukuka kesin aykırılık nedeni olduğu ve 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendine göre mutlak bozma nedeni olarak gösterilmesi gerekçesiyle esası incelenmeyen hükmün bozulmasına, dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
3. Erzurum 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.12.2019 tarihli ve 2019/265 Esas, 2019/341 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüte bilerek isteyerek yardım etme suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir.
4. Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 04.09.2020 tarihli ve 2020/30 Esas, 2020/1549 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik o yer Cumhuriyet savcısının istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun'un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
5. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 21.03.2022 tarihli, onama görüşünü içerir Tebliğname ile Dairemize tevdi edilmiştir.
Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemi özetle;
1. Sanığın, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensupları gibi örgütün finans kaynaklarından olan ... isimli bankaya örgüt liderinin talimatından sonra ve bu talimat doğrultusunda örgütün finans ayağını güçlendirmek için işlem ve mevduat artışını sağlamak amacıyla 2014 yılı Ocak ayında hesap bakiyesi 70 TL iken 6.750 TL'ye çıkardığı, 14.05.2014 tarihinde hesabına 20.000 TL yatırdığı, 22.06.2015 tarihinde 29.000 TL tutarında havale aldığı bu sebeple sanığın eyleminin, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü örgüt içindeki hiyerarşik yapıya dahil olmamakla birlikte, örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme suçunu oluşturduğu halde sanık hakkında beraat kararı verilmesine ilişkin o yer Cumhuriyet savcısı tarafından yapılan istinaf talebinin esastan reddedilmesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğu,
2. Temyiz dilekçesinde belirtilen diğer sebepler ve sair hususlara,
İlişkindir.
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmadığının kabulü ile sanık hakkında beraat kararı verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
Mahallinde hukuka uygun olarak ikame olunup usulünce tartışılan delillere ve dosya kapsamına göre; yapılan yargılama sonunda atılı suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmadığına ilişkin gerekçelerin karar yerinde gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğu, incelenen dosyaya göre verilen hükümde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmediğinden sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 04.09.2020 tarihli ve 2020/30 Esas, 2020/1549 sayılı Kararında Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısınca öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Erzurum 4. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
26.09.2024 tarihinde karar verildi.