Mahkûmiyet

Bozma üzerine yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Sanığın üzerine atılı dolandırıcılık suçunun 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253. ve 254. maddeleri gereğince uzlaşma kapsamında olması nedeniyle, dosyanın uzlaştırma bürosuna tevdi edildiği ancak uzlaşmanın sağlanamadığı belirlenerek yapılan incelemede;

Gerekçeli kararda "20.02.2013" şeklinde yazılan hatalı suç tarihinin "20.12.2013" olarak mahallinde düzeltilmesi mümkün görülmüş; tekerrüre esas sabıkası bulunan sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 58. maddesi gereğince tekerrür hükümlerinin uygulanmaması aleyhe temyiz bulunmadığı gözetilerek bozma nedeni yapılmamıştır.
Bozmaya uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, sanığın diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir, ancak;
1. 5271 sayılı Kanun'un 253. maddesinin yirmi ikinci fıkrası ve bu maddeye göre çıkarılan Ceza Muhakemesinde Uzlaştırma Yönetmeliğinin 38. maddesindeki “Uzlaştırmacı ücreti ve diğer uzlaştırma giderleri yargılama giderlerinden sayılır, ilgili ödenekten karşılanır. Uzlaşmanın gerçekleşmesi durumunda, bu ücret ve giderler Devlet Hazinesi üzerinde bırakılır. Uzlaşmanın gerçekleşmemesi hâlinde uzlaştırmacı ücreti ve diğer uzlaştırma giderleri hakkında Kanunun yargılama giderlerine ilişkin hükümleri uygulanır." hükmü uyarınca,27.05.2016 tarihli hükmün sanık tarafından temyiz edilmesi ve sanık lehine bozulması nedeniyle, lehe bozma sonrası uzlaştırma gideri dışındaki diğer yargılama giderlerinin sanığa yükletilemeyeceğinin gözetilmemesi,

2.Hükmolunan adli para cezasının ödenmemesi halinde uygulanacak olan 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 106/3. maddesinde 28.06.2014 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan 6545 sayılı Kanun'un 81. maddesiyle yapılan değişiklik gözetilmeden, ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrilmesine karar verilmesi,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi gereği hüküm fıkrasında yer alan yargılama giderlerine ilişkin bölüm çıkarılarak yerine "Bozma kararı öncesi yapılan 20,00 TL yargılama gideri ile bozma kararı sonrası yapılan 145,00 TL uzlaştırmacı gideri olmak üzere toplam 165,00 TL'nin sanıktan tahsiline, bozma sonrası yapılan diğer yargılama giderlerinin Hazine üzerinde bırakılmasına" ibaresinin eklenmesi; yine hüküm fıkrasının, adli para cezasının ödenmesine ilişkin altıncı paragrafındaki "ve ödenmeyen Adli Para Cezasının hapse çevrileceğinin" ibaresi çıkartılarak yerine "ödenmeyen adli para cezasının 5275 sayılı Kanun'un 6545 sayılı Kanun'la değişik 106/3 üncü maddesi gereğince infazına" ibaresinin eklenmesi suretiyle diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.