Sanık hakkında kurulan hükmün, yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
A. Siirt 1. Ağır Ceza Mahkemesince, sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyetine karar verilmiştir.
B. Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, yukarıda belirtilen kararı ile sanık hakkında, İlk Derece Mahkemesince kurulan ve re'sen de istinafa tabi olan hükme yönelik istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfı ile sübutuna ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, aşağıda belirtilenler dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
1. Sanığın sevk ve idaresinde bulunan 34 KS 3367 plakalı araçta ele geçen uyuşturucu maddenin; fotoğraflarından teşhis ettiği, cep telefonu numaralarını verdiği ve 47 LB 955 plakalı araç içerisinde bulunduklarını belirttiği Hamdin A. ve Nuri D.'ye ait olduğunu beyan etmek suretiyle, bu kişilerin suçunun ortaya çıkmasına yardım ettiği ve bu sebeple hakkında 5237 sayılı TCK'nın 192/3. maddesinin uygulanması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
2. Hükümden önce 24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı hükmü ile 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin bazı hükümlerinin iptal edilmesi ve 7242 sayılı Kanun’un 10. maddesinde yapılan değişiklikler nedeniyle, bu maddenin uygulanması açısından, sanığın durumunun yeniden belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
3. Hüküm kısmının sanık hakkındaki temel cezanın belirlenmesine ilişkin (C) bendinin (1.) fıkrasında "alt sınırdan" ceza tayin edildiği belirtilmesine rağmen; "12 yıl hapis ve 1200 TL adli para cezası" verilmek suretiyle alt sınırdan uzaklaşılmış olması,Nedenleriyle hukuka aykırılık görülmüştür.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca Siirt 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.09.2024 tarihinde karar verildi.