Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
Davacı, davalı ile arasında gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi imzaladıklarını ancak, projenin imar mevzuatına aykırı olması nedeni ile inşaatın durduğunu belirterek; dava konusu taşınmazın teslimi mümkün olmadığından sözleşmenin feshine, kalan taksitlerden davalıya borçlu olmadığının tespitine, davalı elinde bulunan bonoların iptaline ve davacının ödemiş olduğu toplam 40.800,00 TL'nin fiili ödeme tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile davalıdan tahsiline talep etmiştir.
Davalı, davaya herhangi bir cevap vermemiştir.
Mahkemece 'davanın kabulüne,---toplam 32 adet bonolar için davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine ve belirtilen bonoların iptaline' karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir
6100 sayılı HMK.nun 297/2. maddesi "Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir" düzenlemesine yer verilmiştir. Anılan yasal düzenlemenin de gereği olarak mahkemece verilen hükmün, infazda tereddüt yaratmayacak mahiyette olması gerekmektedir.
Somut olayda, davacı dava dilekçesinde,dava konusu taşınmazın teslimi mümkün olmadığından sözleşmenin feshine, kalan taksitlerden davalıya borçlu olmadığının tespitine, davalının elinde bulunan bonoların iptaline ve davacının ödemiş olduğu toplam 40.800,00 TL'nin fiili ödeme tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile davalıdan tahsilini talebinde bulunulmasına rağmen, mahkemece HMK 297/2.maddesine aykırı olarak sadece, hükümde belirtilen bonolardan davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine ve belirtilen bonoların iptaline karar verilmiş olup, davacının diğer talepleri hakkında olumlu-olumsuz karar verilmemiş olması isabetsiz olup, bozmayı gerektirmiştir.
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün davacı yararına BOZULMASINA, HUMK’nun 440/I maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 29/06/2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.