SAYISI: İHK-2021/45758

SAYISI: K-2021/150869

Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince itirazın vekalet ücreti yönünden kısmen kabulüne karar verilmiştir.

İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Davacı vekili dava dilekçesinde; 15.11.2020 tarihinde meydana gelen çift taraflı trafik kazası sonucunda müvekkilinin aracında hasar ve değer kaybı oluştuğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 10.010,00 TL talep etmiş, yargılama sırasında talebini 41.000,00 TL'ye yükseltmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilince görevlendirilen ekspere aracın gösterilmediğini, hesaplamanın ZMSSGŞ ve ekinde yer alan kurallara göre yapılması gerektiğini, hasar bedelinin fahiş olarak talep edildiğini, KDV talebinin reddi gerektiğini, ekspertiz ücretinin teminat dışında olduğunu, kusur oranının belirlenmesi gerektiğini, faiz başlangıç tarihinin Komisyona başvuru tarihi ve faiz türünün yasal faiz olması gerektiğini, hükmedilebilecek vekalet ücretinin 1/5 oranında olması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.

Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, başvurunun kabulüne; 41.000,00 TL'nin 31.03.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

A. İtiraz Yoluna Başvuranlar

Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından itiraz edilmiştir.

B. İtiraz sebepleri
Davalı vekili itiraz dilekçesinde; tazminatın genel şartlara göre hesaplanması gerektiğini, fahiş hesaplama olduğunu, KDV sorumlulukları olmadığını, kusurun incelenmesi gerektiğini, faize ıslah tarihinden itibaren hükmedilmesi gerektiğini, vekalet ücretinin 1/5 oranında olması gerektiğini belirterek Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararına itiraz etmiştir.

İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, itirazın vekalet ücreti ile sınırlı şekilde kısmen kabulüne, Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının 3 üncü bendindeki "6.130,00" rakamı yerine "5.100,00" rakamının yazılmasına karar verilmiştir.

İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

Davalı vekili temyiz dilekçesinde; teminat limitini aşacak şekilde karar verildiğini, müvekkilince görevlendirilen ekspere aracın gösterilmediğini, hesaplamanın ZMSSGŞ ve ekinde yer alan kurallara göre yapılması gerektiğini, yedek parça tedarik aşamasında müvekkiline indirim hakkının kullandırılmaması nedeni ile başvurunun iyiniyet yokluğu nedeni ile reddi gerektiğini, hasar bedelinin fahiş olarak talep edildiğini, iskonto yapılarak hasar bedelinin tespiti gerektiğini, davacının zararı azaltmak için gerekli tedbirleri almamasının zararı arttırıcı kusurlu bir davranış olduğunu, KDV talebinin reddi gerektiğini, ekspertiz ücretinin teminat dışında olduğunu, kaza tutanağının bilirkişi raporu niteliğinde olmadığını ve illiyet bağını belirtir şekilde kusur raporu alınması gerektiğini, ıslah edilen miktara ıslah tarihinden itibaren faiz işletilmesi ve hükmedilebilecek vekalet ücretinin 1/5 oranında olması gerektiğini belirterek İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını istemiştir.

Uyuşmazlık, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucunda oluşan hasar ve değer kaybından kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49 uncu maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85,89,90,91 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları

1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2. Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası; motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin, zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir sorumluluk sigortası türüdür. Bu sebepledir ki, sigorta şirketinin sorumluluğu, sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve poliçe limitiyle sınırlıdır. Zira, kanunun emredici hükmü gereği yaptırılan zorunlu trafik sigortalarında sigortacı, işletene düşen hukuki sorumluluğu teminat altına aldığına göre, ancak işletenin sorumlu olduğu oranda zarardan sorumlu olacaktır. İşletene hukuken yükletilemeyen zarardan, onun sorumluluğunu teminat altına alan sigortacının sorumlu tutulması da mümkün değildir.

Somut olayda davalı, kazaya karışan karşı aracın zorunlu trafik sigorta şirketidir. Kazanın kavşakta gerçekleştiği anlaşmalı kaza tespit tutanağında belirtilmiş, hükme esas alınan hesap raporunda; Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi kaydına göre 35 AKR 781 plakalı aracın %100 kusurlu bulunduğu saptamasına göre hesaplama yapılmış olup, Hakem Heyetince tarafların kusuruna ilişkin olarak alınmış bir kusur raporu bulunmamaktadır. Eksik inceleme ile karar verilemez.

Bu durumda Hakem Heyetince, davalının ancak sigortalı araç sürücüsünün kusuru bulunması halinde 3. kişilerin zararlarından sorumlu tutulabileceği göz önünde bulundurularak, konusunda uzman bilirkişiden kusur raporu alınması ve oluşacak sonuca göre davalının zarardan sorumluluğu olup olmadığına dair karar verilmesi gerekirken; eksik incelemeyle yazılı olduğu biçimde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.

1- Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,

2-Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan harcın istek halinde davalıya iadesine,Dosyanın Mahkemeye gönderilmesine, 26.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.