SAYISI: İHK-2022/34915
SAYISI: K-2022/86632
Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince itirazın vekalet ücreti ile sınırlı şekilde kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Davacı vekili dava dilekçesinde, 10.08.2017 tarihinde meydana gelen trafik kazasında yaya müvekkilinin sürekli şekilde malul kaldığını belirterek sürekli iş göremezlik tazminatı ve geçici bakıcı gideri olarak şimdilik 5.000,00 TL talep etmiş, yargılama sırasında talebini toplam 76.644,99 TL'ye yükseltmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı itirazları bulunduğunu, kaza tarihi itibarı ile geçerli yönetmeliğe göre maluliyet raporu alınması gerektiğini, bu nedenle davanın usulden reddi gerektiğini, maluliyet raporunu kabul etmediklerini, aldırdıkları tıbbi mütalaada maluliyet belirlenmediğini, 50cc araçlarda trafik sigortası yaptırmak mecburi olmadığından müvekkilinin sorumluluğu bulunmadığını, hesaplamada %1,8 teknik faiz oranı kullanılması gerektiğini, ortopedik yaralanmalarda 12-18 ay geçmesi gerektiğini, kusur, müterafik kusur ve hatır taşıması itirazlarının bulunduğunu, geçici bakıcı talebinin reddi gerektiğini, vekalet ücretinin 1/5 oranında olması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
Uyuşmazlık Hakem Heyeti'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın kabulüne, toplam 76.644,99 TL'nin 17.09.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
A. İtiraz Yoluna Başvuranlar
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından itiraz edilmiştir.
B. İtiraz sebepleri
Davalı vekili, açılan dava kısmi dava niteliğinde olup ıslah ile miktarın arttırılamayacağını, kazaya neden olan aracın tescilsiz olması, türünün belli olmaması hallerinde sigorta yaptırma zorunluluğunun tespiti gerektiğini, dava şartı bulunmadığını, maluliyet raporunun yetkili hastaneden alınmadığını, davacının muayene edilip edilmediğinin belirsiz olduğunu, kaza ile illiyet bağı kurulmadığını, geçici bakıcı giderinin teminat dışı olduğunu, kusur yönünden, müterafik kusur ve hatır taşıması itirazlarının dikkate alınmadığını, şikayetten vazgeçme ve uzlaşma konusunda araştırma yapılmadığını, talebin zamanaşımına uğradığını, bilirkişi raporunda davalı tarafından yapılan ödemenin hatalı güncellendiğini, teknik faiz olarak %1,65 oranının esas alınması gerektiğini, yasal faize ve vekalet ücreti olarak 1/5 oranında vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararına itiraz etmiştir.
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı vekilinin itirazının vekalet ücreti ile sınırlı olacak şekilde kısmen kabulüne, Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının hüküm fıkrasındaki vekalet ücreti kısmının "5.100,00 TL" şeklinde düzeltilmesine karar verilmiştir.
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz isteminde bulunmuştur.
Davalı vekili temyiz dilekçesinde, açılan dava kısmi dava niteliğinde olup ıslah edilen miktar üzerinden karar verilemeyeceğini, Güvence Hesabına özgü itirazların değerlendirilmediğini, dava şartı eksikliğine dair itirazlarının dikkate alınmadığını, dava şartı yokluğu nedeni ile davanın usulden reddi gerektiğini, maluliyet raporunu kabul etmediklerini, sakatlığın tespitinde uzman hekimin heyette yer almadığını, sakatlığın sürekli olup olmadığı yönünden gerekli olan tedavi sürecinin beklenmediğini, kaza ile maluliyet arasında illiyet bağı kurulmasında hata ve eksiklikler bulunduğunu, kusur itirazı, müterafik kusur ve hatır taşımasına dair beyanlarının incelenmediğini, zarar gören çocuğun velisinin TMK kapsamında sorumluluğunu yerine getirmediğini, koruyucu önlemlerin alınmamasının zarar hesabında gözetilmesi gerektiğini, şikayetten vazgeçme ve uzlaşma konusunda araştırma yapılmadığını, talebin zamanaşımına uğradığını, dava ve ıslah zamanaşımı itirazlarının dikkate alınmadığını, sulh kapsamında ödeme yapıldığını, yapılan ödemenin yeterli olup olmadığının tespiti gerektiğini, bilirkişi raporunda sigorta tarafından yapılan ödemenin düşülmesi esnasında önce müterafik kusur ve hatır indirimi yapılması gerektiğini, teknik faiz olarak %1,8 veya %1,65 oranının esas alınması gerektiğini, faiz başlangıç tarihinin rapor tarihi olması gerektiğini, yasal faize ve vekalet ücreti olarak 1/5 oranında vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını istemiştir.
Uyuşmazlık, plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen aracın karıştığı trafik kazası sorucu yaralanıp malul kalan davacı yayanın sürekli iş göremezlik tazminatı ve bakıcı gideri istemine ilişkindir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85,89,90 ve 91 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları, ... Yönetmeliğinin 9 uncu maddesi
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetince, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.
Maluliyete ilişkin alınacak raporların 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 tarihinden sonra Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 tarihi ile 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve
Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik, 20.02.2019 tarihinden sonra da Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirilmesi Hakkındaki Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir.
Somut olayda, kaza tarihi 10.08.2017 olup davacının dosyaya sunduğu Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığından verilen 19.04.2021 tarihli raporda; Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre, davacının oksipital fraktür arızası ile ilgili olarak sinir sistemi, epilepsi, nöbeti olmayan ancak nöbet geçirme riski olanlar şeklinde değerlendirildiğinde %5 oranında sürekli özür oranı olduğu belirtilmiştir.
Raporun içeriğinden, davacının anılan maluliyeti nedeniyle kaza tarihinden sonraki süreçlerde tedavi gördüğü, ilaç kullandığı ya da nöbet geçirdiğine dair herhangi bir tedavi evrakının olmadığı ve raporu düzenleyen heyette nöroloji uzmanın da bulunmadığı anlaşılmakta olduğu gibi, ayrıca davacının maluliyetinin haksız fiil sorumlusunun fiili sonucu oluştuğunun, yani haksız fiil ile maluliyet arasında illiyet bağının bulunduğunun belirlenmesinin de sorumluluk açısından zorunlu olduğu açıktır. Bu nedenlerle maluliyet raporu hüküm kurmaya elverişli değildir.
Bu durumda, öncelikle, davacının yaralanmadan kaynaklı maluliyetinin tespiti için tüm tedavi evraklarının getirtilip değerlendirmek üzere içerisinde nöroloji uzmanının da bulunduğu, davacının ikametgahına en yakın üniversitelerin adli tıp bölümünden ya da Sağlık Bakanlığı'nın belirlediği yetkili hastanelerden kaza tarihinde yürürlükte olan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun şekilde, davacıda kalıcı maluliyet bulunup bulunmadığı ve varsa oranının ne olduğu, maluliyet oranının davacının bakiye ömrü boyunca aynı oranda devam edip etmeyeceği hususlarında, bilirkişi heyetince bizzat muayenesi de yapılarak ayrıntılı, gerekçeli, kaza ile illiyet bağı kuran, denetime elverişli şekilde bir rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken; eksik incelemeyle, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
1- Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,
2- Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine,Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 26.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.