EK TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Temyiz isteminin reddi

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelendi;
Kamu görevlisi olmayan sanık hakkında rüşvet vermeye aracılık etme suçundan açılan kamu davasında katılan sıfatını alabilecek surette doğrudan zarar görmesi söz konusu olmayan, bu nedenle temyiz ... bulunmadığı anlaşılan İçişleri Bakanlığının vekili aracılığıyla yaptığı temyiz isteminin 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 317. maddesi gereği reddine, incelemenin O yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazlarıyla sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Mahkemece oluşa uygun olarak sübutu kabul edilen eylemin rüşvet vermeye aracılık etme suçunu oluşturacağı ve bu suçun lehe olan 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 213/1. maddesinde öngörülen cezasının üst sınırı itibarıyla aynı Kanun'un 102/3 ve 104/2. maddelerinde belirtilen on yıllık asli ve onbeş yıllık ilaveli dava zamanaşımı sürelerine tabi olduğu, suç tarihi olan 02.10.2003 ile hüküm tarihi arasında ilaveli dava zamanaşımı süresinin gerçekleştiği ve düşme kararı verilmesi gerektiği gözetilmeden yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kanuna aykırı, sanık O yer Cumhuriyet savcısının itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 7/2. maddesi ile 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 8/1. maddeleri de gözetilmek suretiyle 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322/1 ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/8. maddeleri gereğince sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE 26.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.