Beraat (sanık ... hak.), mahkumiyet (sanık ... hak.)
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi;
07/02/2012 tarihli duruşmada kamu davasına katılma isteği reddedilen suçtan zarar gören ...'ın katılma iradesini ortaya koyan temyiz dilekçesinin mahiyeti karşısında katılma isteminin CMK'nın 237/2 ve 260/1. maddeleri uyarınca kabulüne karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Sanık ... hakkında tefecilik suçundan verilen beraat hükmünün incelenmesinde;
Delilleri takdir ve gerekçesi gösterilmek suretiyle verilen beraat hükmü usul ve kanuna uygun olduğundan yerinde görülmeyen katılanlar vekillerinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
Sanık ... hakkında tefecilik suçundan verilen mahkumiyet hükmünün incelenmesinde ise;
TCK'nın 241. maddesinde tanımlanan tefecilik suçunun oluşabilmesi için kazanç elde etmek amacıyla başkasına ödünç para verilmesinin gerektiği, Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 12/05/2015 gün ve 2014/4-655 Esas, 2015/152 sayılı Kararında da açıklandığı üzere kişiler arasında doğmuş bir alacak borç ilişkisine dayanmayan kazanç elde etme amaçlı ödünç para verme eylemlerinin tefecilik suçu kapsamında bulunduğu nazara alındığında, katılan ...'nin 2008 yılında sanık ...'dan senetleri kırdırmak suretiyle para ve senet mukabili araç aldığı, katılanın borcunu ödemesine rağmen sanık tarafından ödenen paraların asıl borcun faizi olduğu gerekçesi ile senetlerinin iade edilmediği iddiasıyla tefecilik suçundan cezalandırılması talebiyle açılan kamu davasında, katılan ... Kavas'ın hazırlık aşamasında, sanıktan 1998 model transporter marka araç aldığına ilişkin beyanı ile bu anlatımını doğrular şekilde yargılama aşamasında sanıktan 20.000 TL karşılığında bir tek araba aldığını beyan etmesi, senetlerin araç alım satımı sebebiyle borcun vadesinde ödenmemesinden kaynaklı olarak katılan tarafından sanığa verildiği anlaşılmakla, sanığın üzerine atılı tefecilik suçunu işlediğine dair delillerin, dosya kapsamına uygun, mantıksal ve hukuksal bağ kurulmak suretiyle neler olduğu karar yerinde denetime imkan verecek biçimde gerekçeleriyle gösterilmeden ve ne şekilde eylemin değişik zamanlarda işlendiği de belirtilmeden zincirleme suç hükümleri de uygulanmak suretiyle sanık hakkında ceza tayini,
Kabule göre de;
Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarih ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı, 24/11/2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren TCK'nın 53/1. maddesiyle ilgili iptal kararının değerlendirilmesi lüzumu,
Kanuna aykırı, katılanlar vekilleri ile sanık müdafin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 29/11/2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.