Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili; davacının, davalı işyerinde 01.04.1989-30.06.2007 tarihleri arasında usta sıvacı olarak çalıştığını, davacının en son aylık net 1.000,00 USD ücret aldığını, ayrıca işyerinde 3 öğün yemek verildiğini ve yatmak için koğuş tahsis edildiğini, davacının en son çalıştığı şantiyeden iş bitimi nedeniyle gönderildiğini, tekrar işe çağrılacağı söylenmesine rağmen çağrılmadığını, hiçbir haklı nedene dayanmadan iş akdine son verildiğini ileri sürerek, kıdem ve ihbar tazminatlarının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili; dava konusu taleplerin zamanaşımına uğradığını, davacının çalıştığı projelerin dönemsel olduğunu, projelerin sona ermesi ile belirli süreli iş sözleşmesi gereğince görevinin bittiğini, iş akdinin kendiliğinden sona erdiğini, haksız olarak tek taraflı feshin söz konusu olmadığını, davacının aylık 1.000,00 USD ücretle çalıştığı iddiasının asılsız olduğunu, davacının saat ücreti ile çalıştığını, saat ücretinin bordroda yazılı olduğunu, maaş bordrolarında tahakkuk eden ücretlerin cari hesap kartına yansıtıldığını savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece davanın kabulüne hükmedilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacının hizmet süresi konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
Dosyada bulunan bilirkişi raporunda hizmet süresinin işyeri ve banka kayıtları, kuruma bildirim ile giriş çıkış kayıtlarına göre belirlendiği açıklanarak 5 yıl 9 ay 24 gün üzerinden hesap yapılmıştır. Davacı bilahare sunduğu ıslah dilekçesi ile hesaba esas alınmayan hizmet süresi bulunduğunu bildirerek hizmet süresinin 7 yıl 1 ay 8 gün olarak belirlenmesi gerektiğini ileri sürmüş ve bu hizmet süresine göre yapılan hesabı mahkemeye sunmuştur.
Mahkemece karar gerekçesinde davacının hizmet süresi 5 yıl 9 ay 24 gün olarak tespitlenmiş ancak ıslah dilekçesindeki 7 yıl 1 ay 8 gün üzerinden yapılan hesaba göre hüküm kurularak gerekçe ile hüküm arasında çelişki yaratılmıştır.
Buna göre öncelikle davacının hesaba esas alınması gereken hizmet süresi SGK kayıtları, yurtdışına giriş-çıkış kayıtları ve işyeri kayıtları birlikte değerlendirilerek, tereddüte yer bırakmayacak şekilde tespit edilmeli ve gerekçelendirilmelidir. Yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgilisine iadesine, 29/11/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.