Davacı ... tarafından, davalı ... aleyhine 06/08/2010 gününde verilen dilekçe ile tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; görevsizliğe dair verilen 10/12/2010 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dosya arasında mevcut bilgi ve belgelerden davacı ... tarafından açılan işbu tazminat davasının esası hakkında verilen kararın davacıya cezaevinde tebliğ edildiği, davacıya dair cezaevince ibraz edilen bir kısım yazılardan davacının hükümlü olduğu belirtilmiş, bir kısım evrak üzerine ise davacının tutuklu olduğunun yazıldığı görülmüştür.

Dava ehliyeti, dava şartıdır. Mahkemece bu hususun resen gözetilip davacının hükümlü mü yoksa tutuklu mu olduğu araştırılmadan, gerekçeli kararın davacı asile tebliğ edilmesi doğru bulunmamıştır.
TMK'nın 407. maddesine göre vesayet altına alınan davacının hükümlü olması halinde kendisine doğrudan yapılan tebligat hukuken geçerli değildir.
Mahkemece davacının hükümlü olduğu tespit edildikten sonra gerekçeli kararın; vesayet altına alınmış ise vasisine tebliğ edilmesi, davacı vesayet altına alınmamış ve vesayet altına alınması gerekiyor ise vesayet altına alınması yönündeki hukuki prosedürün temini sonrası atanacak vasiye tebliğ edilmesi gerekmektedir.

Dosyanın yukarıda gösterilen nedenle geri çevrilmesine 22/09/2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.