Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

Davacı ... Genel Müdürlüğü vekili, dava dilekçesinde belirtilen dava konusu taşınmazda vekil edeninin de hissesi olduğunu, davalının hiçbir akdi ve kanuni sebep olmaksızın taşınmazı işgal ettiğini belirterek, 01.07.2009-31.03.2014 tarihleri arasındaki dönem için 15.576,67 TL ecrimisilin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiş, 03.08.2015 tarihli dilekçeyle talep miktarını 58.715,72 TL'ye yükseltmiştir.
Davalı, cevap dilekçesi sunmamıştır.
Mahkemece, davanın kabulüyle, 01.07.2009-31.03.2014 tarihleri arasındaki döneme tekabül eden 58.715,72 TL ecrimisilin işgalin başlangıcından itibaren işleyen kademeli yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, ecrimisil isteğine ilişkindir.

1. Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamından; dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller Mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davalının aşağıdaki bentin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2. Davalının diğer temyiz itirazlarının incelemesine gelince;
Gerek öğretide ve gerekse yargısal uygulamalarda ifade edildiği üzere ecrimisil, diğer bir deyişle haksız işgal tazminatı, hak sahibinin, hak sahibi olmayan kötüniyetli zilyetten isteyebileceği bir tazminat tazminat olup, 08.03.1950 tarihli ve 22/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında; fuzuli işgalin tarafların karşılıklı birbirine uygun iradeleri ile kurduğu kira sözleşmesine benzetilemeyeceği, niteliği itibarı ile haksız bir eylem sayılması gerektiği, haksız işgal nedeniyle oluşan zararın tazmin edilmesi gerekeceği vurgulanmıştır. Ecrimisil, haksız işgal nedeniyle tazminat olarak nitelendirilen özel bir zarar giderim biçimi olması nedeniyle, en azı kira geliri karşılığı zarardır. Bu nedenle, haksız işgalden doğan normal kullanma sonucu eskime şeklinde oluşan olumlu zarar ile kullanmadan kaynaklanan olumlu zarar ve malik ya da zilyedin yoksun kaldığı fayda (olumsuz zarar) ecrimisilin kapsamını belirler. Haksız işgal, haksız eylem niteliğindedir (YHGK'nin 25.02.2004 tarihli ve 2004/1-120-96 sayılı kararı).
Hemen belirtilmelidir ki, ecrimisil hesabı uzmanlık gerektiren bir husus olup, taşınmazın niteliğine uygun bilirkişi marifetiyle keşif ve inceleme yapılarak ve taleple bağlı kalınarak haksız işgal tazminatı miktarı belirlenmelidir. Alınan bilirkişi raporu, somut bilgi ve belgeye dayanmalı, tarafların ve hakimin denetimine açık olmalı ve değerlendirmenin gerekçelerinin bilimsel verilere ve HMK'nin 266 vd. maddelerine uygun olarak açıklanması gereklidir.
İlke olarak, kira geliri üzerinden ecrimisil belirlenmesinde, taşınmazın dava konusu ilk dönemde mevcut haliyle serbest şartlarda getirebileceği kira parası, emsal kira sözleşmeleri ile karşılaştırılarak, taşınmazın büyüklüğü, niteliği ve çevre özellikleri de nazara alınarak yöredeki rayiçe göre belirlenir. Sonraki dönemler için ecrimisil değeri ise ilk dönem için belirlenen miktara ÜFE artış oranının tamamının yansıtılması suretiyle bulunacak miktardan az olmamak üzere takdir edilir.
Somut olayda; eldeki dosyada davacı tarafından İstanbul 15. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2009/275 Esas sayılı dava dosyasında ikame edilen 01.12.2008-30.06.2009 dönemlerine ilişkin ecrimisil bedelinin tespiti istemli davada taşınmazın 01.12.2008 tarihinden başlamak üzere 2008 yılı için 184,18 TL, 30.6.2009 tarihine kadar olmak üzere 2009 yılı için 1.246,62 TL ecrimisilin tahsiline karar verildiği ve kararın derecattan geçerek kesinleştiği, hükme esas alınan bilirkişi raporunda kesinleşen kararda kabul edilen aylık kira bedeli gözardı edilerek 2015 yılı için aylık m2/TL bedeli olarak kabul edilen 20,00 TL'ye geriye doğru TÜFE/ÜFE artış oranı uygulanarak 2009 yılı aylık m2/TL bedeli olarak 12,50 TL'nin belirlenerek, 01.07.2009-31.03.2014 dönemi için davalı tarafından işgal edilen toplam 74,00 m2 alan için hisse oranı dikkate alınarak toplam 38.085,88 TL ecrimisil hesabı yapıldığı anlaşılmaktadır. O halde, Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmişse de, yapılan araştırma ve inceleme ile alınan bilirkişi raporu hüküm kurmaya yeterli değildir.
Hal böyle olunca, kesinleşen İstanbul 15. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 22.06.2010 tarihli ve 2009/275 Esas, 2010/199 Karar sayılı kararı gözetilerek tespit edilen 2009 dönemi için aylık kira bedeline ÜFE artış oranının uygulanması suretiyle tespit edilecek ecrimisile karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
Kabule göre de, ecrimisile bilirkişi tarafından her yıl için saptanan ecrimisil miktarına dönem sonu (tahakkuk tarihleri) olan dönem sonlarından itibaren yasal oranda faize hükmedilmesi gerekirken, işgalin başlangıcından itibaren işleyen kademeli yasal faize hükmedilmesi de hatalı olmuş, hükmün bu sebeple de bozulması gerekmiştir.

Davalının temyiz itirazları yukarıda 2. bentte gösterilen sebeplerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK'nin Geçici 3.maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA; davalının diğer temyiz itirazlarının yukarıda 1. bentte gösterilen sebeplerle reddine, HUMK'un 440/I. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 22.10.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.