Hasımsız olarak görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Dava, Iğdır Kadastro Mahkemesi'nin verdiği yetki uyarınca mirasçılık belgesi verilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece miras bırakanın nüfus kayıtlarına ulaşılamadığı ve mirasçılarının tespit edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de; varılan sonuç doğru olmadığı gibi hükmün gerekçesi de yasal düzenlemelere uygun düşmemiştir.
4721 Sayılı Türk Medeni Kanununun 30.maddesi hükmünde doğum ve ölümün nüfus sicilindeki kayıtlarla ispat olunabileceği, nüfus kütüklerinde kayıt bulunmaması veya bulunan kaydın doğru olmadığının anlaşılması halinde gerçek durumun her türlü delille kanıtlanabileceği açıklanmıştır. Hukukumuzda çekişmeli yargıya tabi davalarda taraflarca hazırlama ilkesi geçerli olup, hakim tarafların talepleri ile bağlıdır. Hakim, talepte bulunan tarafların iddia ettiği olaylar ve ileri sürdüğü deliller ile yetinerek karar vermek zorundadır. Çekişmesiz yargıya tabi davalarda ise re’sen araştırma prensibi egemendir. Hasımsız açılan ve çekişmesiz yargıya tabi olan davalarda verilen kararlar kesin hüküm teşkil etmediği gibi bu kararlar açılacak bir iptal davası sonucunda değiştirilebilir veya ortadan kaldırılabilir.
Somut olaya gelince, miras bırakan ...'in nüfus kaydının olmadığı, benzer kayıtların olduğu anlaşılmaktadır.
Az yukarıda açıklanan hukuksal olgu dikkate alındığında hasımsız açılan mirasçılık belgesi verilmesi davalarında mirasçılığın her türlü delille kanıtlanabileceği, bir mahkemenin verdiği yetkiye dayanılarak açılan davalarda mahkemece mirasçılık belgesi istenen kişinin namı müstear veya hiç yaşamadığı belirlenmedikçe davanın reddine karar verilemeyeceği kuşkusuzdur. O halde davanın yetki belgesine dayanılarak ve ispat imkanı kısıtlı üçüncü kişi tarafından açılmış olduğu ve miras bırakan Hazara Kıstınak'ın nüfusta kayıtlı olmadığı gözönüne alınarak, mahkemece yetki verilen kadasro dosyası, tapu kayıtları, kadastro tutanakları getirilmeli, tanık dinlenmeli, mirasçısı olduğu belirtilen kişiler varsa nüfus kayıtları getirilerek miras bırakanla soy bağı araştırılmalı, benzer kayıtlardaki kişilerle miras bırakanın aynı kişi olup olmadığı sorulmalı, bütün aramalara rağmen mirasçısı bulunamaz ise TMK'ın 501. maddesi gereğince son mirasçının Hazine olduğu düşünülmelidir. Böyle bir araştırma yapmadan yersiz gerekçelerle davanın reddine karar verilmesi isabetsiz, davacı Hazine'nin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, 22.09.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.