Mahkûmiyet
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Sanığın, denetim süresi içerisinde kasıtlı suç işlemesi nedeniyle Demirköy Asliye Ceza Mahkemesi'nin 14.05.2015 tarihli 2015/58 Esas, 2015/111 Karar sayılı kararı ile görevi yaptırmamak için direnme suçundan açıklanması geri bırakılan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 265 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 ve 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddeleri uyarınca verilen 8 ay 10 gün hapis cezasının Mahkeme'nin 14.07.2016 tarihli kararı ile açıklanmasına karar verilmiştir.
Sanığın temyiz isteği, şartları oluşmadan hükmün açıklandığına, re'sen tespit edilecek nedenlerle usul ve yasaya aykırı kararın bozulmasına ilişkindir.
Sanığın denetim süresi içerisinde kasıtlı suç işlemesi nedeniyle hakkında mahkemenin 14.05.2015 tarihli verilen hükmünün açıklanmasına karar verilmiştir.
Açıklanmasına karar verilecek yeni hükmün, Yargıtay incelemesine tabi olacak ve kesinleşmesi halinde infaza verilecek hüküm olacağı, bu nedenle kararın dayandığı tüm kanıtların, bu kanıtlara göre ulaşılan sonuçların, iddia, savunma, tanık anlatımları ve dosyadaki diğer belgelere ilişkin değerlendirmeler ile sanığın eyleminin ve yüklenen suçun unsurlarının nelerden ibaret olduğunun, hangi gerekçeyle hangi delillere üstünlük tanındığının açık olarak gerekçeye yansıtılması ve bu şekilde cezaların şahsileştirilmesi gerekirken, açıklanan ilkelere uyulmadan ve gerekçesiz karar verilerek, Anayasa'nın 141 inci ve 5271 sayılı Kanun'un 34 üncü, 223 üncü ve 230 uncu maddelerine aykırı davranılması hukuka aykırı bulunmuştur.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Yerel Mahkeme'nin kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden başkaca yönleri incelenmeyen HÜKMÜN, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
29.04.2024 tarihinde karar verildi.