Katılan sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ- OLAY VE OLGULAR

1.Katılan sanık ... hakkında kasten yaralama, kişiyi hürriyetten yoksun kılma suçlarını işlediği iddiası ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (c) ve (d) bentleri, 29 uncu maddesi, 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası ile 29 uncu maddesi uyarınca açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, Denizli 9. Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.02.2015 tarihli ve 2014/699 Esas, 2015/202 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (c) ve (d) bentleri, 29,62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına; kişiyi hürriyetten yoksun kılma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a), (d) ve (h) bentleri, 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına; kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 29,62 ve 53 üncü maddesi uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2.Sanık ... hakkında çocuğun cinsel istismarı suçunu işlediği iddiası ile 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, Denizli 9. Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.02.2015 tarihli ve 2014/699 Esas, 2015/202 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir.

3. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca onama görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

A.Katılan Sanık ... Müdafiinin Temyiz İsteği
Sanık ...’ın üzerine atılı çocuğun cinsel istismarı suçundan mahkumiyet kararı verilmesi gerektiğine, beraat kararının usul ve kanuna aykırı olduğuna, sanığın üzerine atılı suçların sabit olmadığına, aracın silahtan sayılmamasına rağmen sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin üçüncü fıkrasının (e) bendi uyarınca ceza artırımının yapıldığına, haksız tahrik indirimlerinin noksan yapıldığına, lehe kanun maddelerinin uygulanmadığına, yaralama olayının kazadan ibaret olduğuna, sanık hakkında verilen mahkumiyet kararlarının bozulması gerektiğine ve sair hususlara ilişkindir.

B.Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İsteği
Sanık ...’ın üzerine atılı çocuğun cinsel istismarı suçundan mahkumiyet kararı verilmesi gerektiğine, beraat kararının usul ve kanuna aykırı olduğuna, verilen beraat kararlarının bozulmasının gerektiğine ve sair hususlara ilişkindir.

A.Katılan Sanık ... Hakkında Kasten Yaralama Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olduğu, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, kararda hukuka aykırılık bulunmamış ve sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.

B.Katılan Sanık ... Hakkında Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı anlaşılmakla hükümde hukuka aykırılık bulunmamış ve temyiz sebepleri yerinde görülmediğinden reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.

C. Katılan Sanık ... Hakkında Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Katılan mağdure ve katılan sanık ...'ın aşamalardaki beyanları, katılan sanık ...'in savunmaları ve tüm dosya içeriği nazara alındığında, olay günü katılan sanık ...'ın katılan sanık ...'in aracına rızasıyla bindiği ve herhangi bir engelle karşılaşmadan yaşanan tartışma ve kavga üzerine araçtan indiği bu haliyle eylemin kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu oluşturmayacağı gözetilerek atılı suçtan beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.

A.Katılan Sanık ... Hakkında Kasten Yaralama; Katılan Sanık ... Hakkında Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçenin (E) ve (B) bölümlerinde açıklanan nedenlerle Denizli 9. Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.02.2015 tarihli ve 2014/699 Esas, 2015/202 Karar sayılı kararında katılan sanık ... müdafii ile katılan mağdure vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden, temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA

B. Katılan Sanık ... Hakkında Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçenin (C) bölümünde açıklanan nedenlerle Denizli 9. Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.02.2015 tarihli ve 2014/699 Esas, 2015/202 Karar sayılı kararına yönelik katılan sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

29.04.2024 tarihinde karar verildi.