Taraflar arasındaki genel kurul kararının iptali davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Davacı vekili, davacının davalı taşıyıcılar kooperatifinin üyesi olduğunu, kooperatifin kent kart sistemine geçtiğini, ancak müvekkilinin taşrada taşımacılık yapması nedeni ile burada kent kart temininin zor olması nedeni ile vatandaşın parası olsa dahi ulaşım hizmetinden faydalanamadığını bu durumun da davacıyı kazanç kaybına uğrattığını, davacının kent kart sisteminden çıktığını, davalı kooperatifin ise 21.06.2015 tarihli genel kurulda üyenin kendi isteği ile kent kart sisteminden çıkamayacağına dair karar aldığını, bu kararın yasaya ve iyi niyet kurallarına aykırı olduğunu ileri sürerek iç tüzüğün 3.24 maddesinin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, tüm dosya kağsamına göre, davacının toplantıda hazır bulunmasına rağmen karara muhalif kalmadığı, toplantıya ilişkin diğer hususlarda da her hangi bir usulsüzlüğü iddia ve ispat edemediği, genel kurulda alınan kararın yeterli nisapta alındığı, genel kurulun yetkileri dahilinde kararın alındığı, kanuna esas sözleşmeye ve iyi niyet kurallarına aykırılık teşkil eden bir hususun da bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kooperatif genel kurul kararının iptali istemine ilişkin olup 1163 Sayılı Kooperatifler Kanunu’nun 53. maddesi uyarınca bu davayı toplantıda hazır bulunup da kararlara aykırı kalarak keyfiyeti tutanağa geçirten veya oyunu kullanmasına haksız olarak müsaade edilmeyen yahut toplantıya çağrının usulü dairesinde yapılmadığı veyahut gündemin gereği gibi ilân veya tebliğ edilmediğini yahut da genel kurul toplantısına katılmaya yetkili olmayan kimselerin karara katılmış bulunduklarını iddia eden pay sahipleri açabilir.
Mahkemece, davacının toplantıda hazır bulunmasına rağmen karara muhalif kalmadığı belirtilmiş ise de davacının 21.06.2015 tarihli genel kurul toplantısına katılmadığı sabittir. Bu durumda davacı genel kurul toplantıya çağrının usulü dairesinde yapılmadığı veyahut gündemin gereği gibi ilân veya tebliğ edilmediğini yahut da genel kurul toplantısına katılmaya yetkili olmayan kimselerin karara katılmış bulunduklarını iddia ve ispat etmekle yükümlü olup davacı böyle bir iddia ve ispatı olmadığı gerekçesi ile reddi gerekirken yazılı gerekçe ile reddi doğru görülmemiş ise de sonucu itibariyle doğru olan kararın, HUMK'nın 438/son maddesi uyarınca gerekçesi değiştirilmek suretiyle onanması gerekmiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün gerekçesi değiştirilerek ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere 23.01.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.