Dava, ödeme emrinin iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmün, davacı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ...tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Dava, üst düzey yöneticisi olduğu A.Ş.'in prim ve gecikme zammı borçları nedeniyle gönderilen 11.08.2010 tarih ve 124723 sayılı ödeme emrinin iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece, davacının prim borç dönemleri itibariyle yönetim kurulu başkan yardımcısı olmakla üst düzey yönetici sıfatını taşıdığı ve A.Ş.'nin prim borçlarından teselsülen sorumlu olduğu kabul edilerek davanın reddine karar verilmiştir.
Dosya kapsamına göre, davalı Kurum ilk oturumda derdestlik itirazında bulunmuş olup, aynı konuda tarafları aynı olan 2010/348 Esas sayılı dava dosyasının bulunduğunu bildirmiş ise de, mahkmece, o davanın konusunun 30.06.2010 tarihli ödeme emri olması nedeniyle derdestlik itirazı reddedilmiştir.
Mahkemenin 2010/348 Esas sayılı dava dosyasında ise, 30.06.2010 tarih ve 10254173 sayılı ödeme emrine konu borç döneminin 2003/1-6 olup bu ödeme emrinden sonra Kurum tarafından eldeki davaya konu ödeme emrinin düzenlenerek gönderildiği ve her iki ödeme emrindeki borcun dönemi, nevi ve asıl alacak yönünden miktarının aynı olduğu anlaşıldığından, mahkemece; 2010/348 Esas sayılı dava dosyasının kesinleşmesi beklenerek, sonucuna göre eldeki dava hakkında bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve dreğerlendirme sonucu yazılı şekilde karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırıdır.
O halde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.

Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek davacıya iadesine, 13.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.