Mahkûmiyet
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Sanık müdafinin duruşmalı inceleme isteminin, hükmolunan cezanın süresine göre koşulları bulunmadığından, 1412 sayılı Kanun'un 318 inci maddesi uyarınca reddine oy birliğiyle karar verildikten sonra gereği görüşüldü;
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Bozma üzerine yapılan yargılamada, Adana 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 03.10.2019 tarihli kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan, 10 ay hapis ve 80,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına, hapis cezasının ertelenmesine karar verilmiştir.
Sanık müdafinin, duruşma talepli olarak, süre tutum dilekçesi verdiği, gerekçeli kararın usulüne uygun tebliğine rağmen gerekçeli temyiz dilekçesi sunmadığı tespit edilmiştir.
Sanığın, hakkındaki mahkûmiyet kararı kesinleşen temyiz dışı sanık ...'le birlikte hareket edip, araç satın almak isteyen katılana, Adana İcra Dairelerinde ihale ile satılan araçları satın aldığına, araç satışında öncelikli olduğuna, bu işte uzman olduğuna, Peugeot marka bir aracı 13.650,00 Türk lirası bedelle ihaleden satın alabileceğine, bahsi geçen aracın ... Yediemin isimli iş yerinde bulunduğuna dair sözler söyleyip, bahsedilen iş yerinin sahibi olduğunu belirttiği şahısla telefon ile görüşerek, aracın yediemin deposunda olduğuna katılanı inandırmak suretiyle, hileli hareketlerle aldattığı katılandan araç bedeli olarak belirttiği 13.650,00 Türk lirasını muhtelif tarihlerde haricen alıp, katılanı bir müddet oyaladıktan sonra iletişimi keserek haksız şekilde menfaat temin ettiği iddiası ile kamu davası açıldığı, katılanın uzlaşma teklifini kabul etmemesi nedeniyle uzlaştırma sağlanamadığı, katılanın beyanı, sanığın savunması ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek sanığın atılı suçu işlediğinin kabulü ile hakkında temyize konu mahkûmiyet hükmü kurulmuştur.
1. İlk uzlaştırma teklifinin yapıldığı tarih ile uzlaştırmanın başarısız kaldığı tarih arasında zamanaşımı süresinin durduğu tespit edilerek yapılan incelemede;
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Adana 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 03.10.2019 tarihli ve 2019/739 Esas, 2019/882 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafi tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
29.04.2024 tarihinde karar verildi.