Taraflar arasında görülen davada İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 13/09/2010 tarih ve 2005/608-2010/506 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı ...Ş. vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 11/12/2012 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin Garanti Bankası A.Ş. ve Finans Bankası A.Ş.’nin Alanya’daki şubelerinde bulunan hesaplarından internet bankacılığı yoluyla toplam 41.000 TL'nın davalı ...Ş.’nin çalışanlarının açtıkları hesaplara aktarıldığını, bu işlemlerin 24.05.2004 tarihinde gerçekleştirildiğini, müvekkilinin bu durumu 25.05.2004 tarihinde öğrendiğini ve ilgili banka şubelerini aradığını ve Cumhuriyet Başsavcılığına gerekli başvuruları yaptığını, Finansbank A.Ş.’deki müvekkiline ait hesaptan çekilen 20.000 TL paraya savcılıkça bloke konulduğunu, olayla ilgili olarak yapılan hazırlık tahkikatı sonucunda İstanbul 9 Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2004/852 esas sayılı dosyası ile dava açıldığını ve yargılamanın halen devam ettiğini, davalı şirketin çalışanlarının kasti veya ağır ihmali ile müvekkilinin hesabından internet bankacılığı yoluyla rızası dışında çekilen paralar nedeniyle müvekkilinin zarara uğradığını, davalı şirketin sebepsiz zenginleştiği gibi adam çalıştıran sıfatıyla sorumlu olduğu, davalı bankanın ise internet yoluyla işlenen bu tür suçları önlemeye yönelik yeterli uyarı ve teknik desteği müvekkiline vermediğini ve ağır kusurlu bulunduğu ileri sürerek fazlaya ilişkin talep ve dava hakkı saklı kalmak kaydıyla uğranılan maddi zarar bedeli olan 21.000 TL ile 10.000 TL manevi tazminatın faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ...vekili, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Diğer davalı ...Ş. vekili, davacının müvekkili banka ile imzalanan bankacılık hizmetleri sözleşmesine aykırı davrandığını, şifre ve parolalarını gerektiği gibi muhafaza edemediğini, müvekkili bankanın olayda bir kusurunun bulunmadığını, manevi tazminat talebinin de hukuki dayanaktan yoksun olduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, bankaların kendilerine yatırılan paraları mudilerine istediğinde veya belli bir vadede aynı veya misli olarak iade etmekle yükümlü oldukları, bu tanımlamaya göre mevduatın ödünç ile usulsüz tevdi sözleşmelerinin niteliklerini taşıyan kendine özgü bir sözleşme olduğu, BK nun 306. ve 307. maddeleri uyarınca ödünç alanın akdin sonunda ödünç verilen parayı eğer kararlaştırılmış ise faizi ile iadeye mecbur olduğu, aynı yasanın 472/1 maddesi uyarınca usulsüz tevdide paranın nef'i ve hasarı mutlak şekilde saklayana geçtiği için ayrıca açıklamaya gerek kalmadan saklayanın bu parayı kendi yararına kullanabileceği, bu açıdan değerlendirildiğinde usulsüz işlemle çekilen paraların aslında doğrudan doğruya bankanın zararı niteliğinde olup, mevduat sahibinin bankaya karşı alacağının aynen devam etmekte olduğu, ayrıca usulsüz işlemlerin gerçekleşmesinde ispatlandığı takdirde mevduat sahibinin müterafik kusurundan söz edilebileceği, ispat yükü kendisinde olan davalı Banka'nın davacıya vermiş olduğu şifre ve parolanın davacının kusuru ile ele geçirildiğini de kanıtlayamadığı, diğer davalı şirketle ilgili olan davanın ise olaya ilişkin ceza davası devam ettiğinden ve sonucunun beklenmesi gerektiğinden bu davadan tefrikine karar verildiği gerekçesi ile davalılardan Yalazanlar Kıymetli Madenler A.Ş. hakkındaki davanın bu davadan tefrikine, davalı Banka hakkındaki davanın kısmen kabulü ile 21.000 TL’nın 24.05.2004 olay tarihinden itibaren avans faizi işletilerek davalı Banka'dan tahsiline, koşulları bulunmayan manevi tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı ...Ş. vekili temyiz etmiştir.

Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı ...vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.

Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı ...Ş. vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 932,40 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalı ...Ş.'nden alınmasına, 13/12/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.