Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler,gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Sanığın ruhsatsız inşaatının 15/01/2009 tarihli yapı tatil zaptı ile tespit edilerek durdurulması sonrasında, kamu davası açılmadan önce ruhsat almaksızın inşaata devam ettiğinin 10/02/2009 tarihli yapı tatil zaptı ile tespiti karşısında; zincirleme olarak devam eden eylem nedeniyle TCK'nın 43. maddesi ile cezasında artırım yapılması gerektiğinin gözetilmemesi,
2-Sabıkasız olan sanığa yükletilen kendi arsasına bina yapmak suretiyle imar kirliliğine neden olma suçunda, kamunun uğradığı maddi (somut) bir zararın bulunmadığı, TCK'nın 184/5. maddesinde yer alan etkin pişmanlık ve CMK'nın 231. maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin hükümlerin uygulama olanağının birbirinden bağımsız olarak ele alınıp değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, yetersiz ve yasal olmayan gerekçe ile CMK’nın 231. maddesinin uygulanmamasına karar verilmesi,
Yasaya aykırı ve sanık ...'n temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnamedeki onama düşüncesinin reddiyle HÜKMÜN BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken 5320 sayılı Yasasının 8. maddesi gereğince yürürlükte olan 1412 sayılı CMUK'nın 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkın saklı tutulmasına, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 13/12/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.