Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
İlk Derece Mahkemesince davacının haksız yakalama, gözaltı ve tutuklama nedeniyle 100.000,00 TL maddi, 2.000.000,00 TL manevi tazminatın yakalama tarihinden işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin yasal şartlar oluşmadığından reddine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davacının temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

Davacının temyiz sebepleri; davanın kovuşturmaya yer olmadığına dair karar için açıldığına, kabul edilmesi gerektiğine ilişkindir.

III. DAVANIN KONUSU
İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan Manisa Cumhuriyet Başsavcılığının 2017/19507 soruşturma numaralı ceza dosyası kapsamında, davacı hakkında Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini Ortadan Kaldırmaya veya Görevini Yapmasını Engellemeye Teşebbüs Etme, Anayasal Düzeni Ortadan Kaldırmaya Teşebbüs Etme, Türkiye Büyük Millet Meclisini Ortadan Kaldırmaya veya Görevini Yapmasını Engellemeye Teşebbüs Etme ve Terör Örgütü Kurmak veya Yönetmek suçlarından 18.12.2017 tarihinde ek kovuşturmaya yer olmadığı kararı verildiği, davacı hakkında Manisa Cumhuriyet Başsavcılığının 19.12.2017 tarih ve 2017/19507 Soruşturma Esas ve iddianamesi ile silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan kamu davası açıldığı, takipsizlik kararı verilen bu suçlarla birlikte soruşturma işlemine ve koruma tedbirlerine konu edilen terör örgütü üyeliği suçu bakımından davacı hakkında kamu davası açıldığı, Manisa 4. Ağır Ceza Mahkemesinin kararıyla sübut bulan bu suçtan davacının cezalandırılmasına karar verildiği, bu karara yönelik istinaf başvurusunun reddedildiği, talebe konu edilen koruma tedbirlerinin uygulandığı terör örgütü üyeliği suçu bakımından davacının beraatine dair kesinleşmiş bir karar bulunmadığından davanın reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince reddedilen davada, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.

Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, tazminat şartlarının oluşmadığının saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşılmakla, Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin kararında davacı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Bursa 12. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

29.04.2024 tarihinde karar verildi.