İstinaf başvurusunun esastan reddi
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1) Kayseri 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 02.10.2020 tarihli ve 2020/416 Esas, 2020/322 sayılı Kararı ile açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanmasına, sanığın icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 257/1 ve 62. maddeleri gereği 7 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve aynı Kanun'un 53/1-2-3. madde ve fıkraları gereğince hak yoksunluğuna karar verilmiştir.
2) Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 18.02.2021 tarihli ve 2020/1801 Esas, 2021/358 sayılı Kararı ile sanığın istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Sanığın temyiz istemi, avukatlık görevini eksiksiz yerine getirdiği, söz konusu belgeleri katılanın düzenlediği, bu nedenle hakkında verilen mahkumiyet kararının bozulması gerektiği ve sair hususlara ilişkindir.
Suç tarihinde Kayseri Barosuna kayıtlı avukat olan sanığın, davacı katılan vekili sıfatıyla takip ettiği menfi tespit ve istirdat davasında, davanın reddine karar verildiğini ve bu kararın temyiz incelemesinden geçerek kesinleştiğini bildiği halde, davanın katılan lehine sonuçlandığı yönünde gerçeğe aykırı oluşturduğu bilirkişi raporu, duruşma tutanağı ve Yargıtay ilamını katılana vererek mağduriyetine sebebiyet verdiği iddiasıyla açılan kamu davasında, eylemine uyan resmi belgede sahtecilik suçundan beraatine karar verildiği ve bu kararın kesinleştiği göz önünde bulundurularak, aynı eylemle ilgili görevi kötüye kullanma suçundan, katılanın mağduriyetinin ne olduğu karar yerinde açıklanmadan, somut olayda objektif cezalandırma şartı olan kamu zararına veya kişilerin mağduriyetine neden olma ya da kişilere haksız bir menfaat sağlama koşullarından birinin gerçekleşmediği dikkate alınmadan atılı suçtan beraati yerine yazılı gerekçelerle mahkumiyetine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca gereği için Kayseri 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
29.04.2024 tarihinde karar verildi.