Taraflar arasında görülen davada İstanbul 4.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 29/12/2010 gün ve 2006/679-2010/312 sayılı kararı onayan Daire’nin 27/06/2012 gün ve 2011/4696-2012/11072 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin HAMUR CAFE ve HAMURABİ ibareli marka tescillerinin bulunduğunu, davalının ise müvekkilinin markalarıyla karıştırma ihtimali yaratacak derecede benzer biçimde HAMURRABİ markasını kullanarak ticari faaliyette bulunduğunu, börek, pide, lahmacun gibi hamur ürünleri satışı yaptığını, davalının bu eyleminin müvekkilinin marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğini, müvekkilinin maddi ve manevi zarara uğradığını ileri sürerek, davalının tecavüz teşkil eden fiillerinin tespitini, ve men’ini, davalının marka hakkına tecavüz teşkil eden eylemlerinin tespitini ve durdurulmasını, davalıların elde edeceği muhtemel kazanç ya da ödemeleri gereken lisans bedeline göre belirlenerek 20.000 TL maddi, 10.000 TL manevi tazminatın temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Yargılama sırasında maddi tazminat talebini ıslah ederek toplam 34.000 TL maddi tazminat talebinde bulunmuştur.
Davalı vekili, müvekkilinin hitap ettiği müşteri çevresi ile sattığı ürünlerin davacıdan farklı olduğunu, davacının zararının bulunmadığını, HAMURRABİ ibaresinin HAMMURABİ kanunları olarak bilinen eski bir ad olduğunu, bu ismi herkesin kullanabileceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davalının eyleminin marka hakkına tecavüz ve aynı zamanda haksız rekabet teşkil ettiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile davalının davacıya ait marka hakkına tecavüzün tespitine ve önlenmesine, takdiren lisans bedeli karşılığı olan 12.930,30 TL maddi tazminat ile, takdiren 2.000 TL manevi tazminatın faizi ile birlikte davalıdan tahsiline dair verilen karar taraf vekilleri tarafından temyizi üzerine Dairemizin 27/06/2012 tarihli kararı ile onanmıştır.
Davalı vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.

Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nun 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 43,90 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nun 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 203,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 13/12/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.