Mahkûmiyet, kaçak sigaraların müsaderesi

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; temyiz edilebilir olduğu temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

Sanık müdafiinin temyiz istemi; sanık hakkında zincirleme suç hükümlerinin yanlış uygulandığına, sanık hakkında fazla ceza tayin edildiğine ve re'sen gözetilecek hususlarla usul ve yasaya aykırı ek kararın bozulması talebine ilişkindir.

Suç tarihinde Adana Sulh Ceza Mahkemesinin 25.12.2012 tarihli ve 2012/2727 Değişik İş sayılı önleme araması kararına istinaden sanığın sevk ve idaresindeki ... plakalı araçta yapılan aramada muhtelif markalarda 610 karton gümrük kaçağı sigaranın ele geçirilerek muhafaza altına alındığı anlaşılmıştır.

Sanık hakkında, 4733 sayılı Tütün, Tütün Mamulleri ve Alkol Piyasasının Düzenlenmesine Dair Kanun'un (4733 sayılı Kanun) 8/4. maddesi ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 53 ve 54. maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.

Sanığın alınan savunmasında, sigaraları satmak amacıyla satın aldığını beyan ederek atılı suçu ikrar ettiği anlaşılmıştır.

Kaçak eşyaya mahsus tespit varakası dava dosyasında bulunmaktadır. Suç tarihi itibarıyla eşyaların gümrüklenmiş değerinin 32.218,25 TL ve normal değerde olduğu anlaşılmıştır.

Zincirleme suç kapsamında değerlendirilen kesinleşmiş dosyaların asıllarının temyiz inceleme aşamasında ilgili Mahkemelerden istenerek dosya arasına alınması üzerine yapılan temyiz incelemesinde;

Sanığın uhdesinde Dairemiz uygulamalarına göre ticari miktar ve mahiyette olan 610 karton kaçak sigaranın ele geçirilmiş olması ve sanığın savunmasında atılı suçu ikrar ettiğinin anlaşılması karşısında sanığın atılı suçu işlediğinin sabit kabul edilip hakkında 4733 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan mahkûmiyet hükmü kurulmasında hukuka aykırılık bulunmamıştır.

Ancak;
Sanık hakkında kurulan hükümde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen, sanık hakkında 4733 sayılı Kanun uyarınca temel ceza belirlendikten ve 7242 sayılı Kanun'un 43. maddesi uyarınca gerekli artırım ve takdiri indirim nedenleri uygulandıktan sonra temyiz edilmeksizin kesinleşen Adana 18. Asliye Ceza Mahkemesinin 2013/741 Esas, 2013/747 Karar sayılı ilamıyla verilen 1 yıl 8 ay hapis ve 15.000,00 TL adli para cezası ve temyiz incelemesinden geçerek kesinleşen Nurdağı Asliye Ceza Mahkemesinin 2013/89 Esas, 2014/34 Karar sayılı ilamıyla verilen 1 yıl 8 ay hapis ve 80 TL adli para cezasının mahsubuna karar verilmesi ile yetinilmesi gerekirken söz konusu hapis cezalarının netice cezadan düşülmesi suretiyle sonuç olarak 5 ay hapis ve 34.920,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesi dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi gereği hükmün (1) numaralı paragrafının beşinci bendinin çıkartılarak yerine, "sanık hakkında zincirleme suç kapsamında değerlendirilen Adana 18. Asliye Ceza Mahkemesinin 2013/741 Esas 2013/747 Karar sayılı ilamıyla verilen 1 yıl 8 ay hapis ve 15.000 TL adlî para cezası ve Nurdağı Asliye Ceza Mahkemesinin 2013/89 Esas, 2014/34 Karar sayılı ilamıyla verilen 1 yıl 8 ay hapis ve 80 TL adlî para cezasının mahsubuna" ibaresinin eklenmesi ve sair kısımların aynen bırakılması suretiyle hükmün Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 29.04.2024 tarihinde karar verildi.