SUÇLAR: Görevi yaptırmamak için direnme, hakaret

HÜKÜMLER: Mahkûmiyet

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Denetim süresinde kasıtlı suç işleyen sanık hakkında Antalya 5. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 13.05.2011 tarihli 2010/658 Esas, 2011/346 Karar sayılı ilamı ile; hakaret suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi, dördüncü fıkrası, 62 ile 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddeleri uyarınca verilen 11 ay 20 gün hapis cezası; hakaret suçundan 5237 sayılı Kanun'un 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi, 62 ile 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddeleri uyarınca verilen 10 ay hapis cezası ve görevi yaptırmamak için direnme suçundan 5237 sayılı Kanun'un 265 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 ile 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddeleri uyarınca verilen 5 ay hapis cezasına ilişkin hükümlerin Antalya 5.Asliye Ceza Mahkemesi tarafından açıklanmasına karar verilmiştir.

Sanığın temyiz isteği, lehe hükümlerin uygulanmadığına, mağdur olduğuna, re'sen tespit edilecek nedenlerle hükümlerin bozulmasına ilişkindir.
O yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteği hakaret suçunda zincirleme suç hükümlerinin uygulanma şartlarının bulunmadığına ve direnme suçu birden fazla polis memuruna yönelik işlendiğinden 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin uygulanması gerektiğine yöneliktir.

1. Sanığın yargılama konusu eylemleri için, hakaret suçu yönünden 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi, görevi yaptırmamak için direnme suçu yönünden aynı Kanun'un 265 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezaların türü ve üst hadlerine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.

2. Sanık hakkında Antalya 5. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 13.05.2011 tarihli, 2010/658 Esas ve 2011/346 Karar sayılı hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararının sanığın yüzüne karşı verildiği, ancak kanun yolu bildiriminde itiraz süresinin ''tefhim'' yerine ''tefhim/tebliğden" itibaren başlayacağı belirtilerek kanun yolunda yanılgılı uygulamaya yol açıldığı, kararın da sanığa tebliğ edilmemesi nedeniyle kesinleşmediği ve denetim süresinin de işlemeye başlamadığının anlaşılması karşısında; Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun (YCGK) 04.10.2018 tarihli ve 2017/8-952 esas, 2018/403 sayılı kararında da açıklandığı üzere, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarının kesinleşmemesi nedeniyle zamanaşımının durmayacağı, denetim süresi başlamadığı için de bu süre içerisinde kasıtlı suç işlendiğinden bahsedilemeyeceği ve açıklanması geri bırakılan hükümlerin açıklanması koşullarının bulunmadığı, Yerel Mahkemece verilen 10.06.2016 tarihli hukuki değerden yoksun olan mahkumiyet kararının da dava zamanaşımını kesmeyeceği, 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin sanığın savunmasının alındığı 11.04.2011 tarihinden itibaren 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkeme'nin kararına yönelik sanık ve O yer Cumhuriyet savcısının temyiz istekleri yerinde görüldüğünden HÜKÜMLERİN, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davalarının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
29.04.2024 tarihinde karar verildi.