SAYISI: 2022/İHK-17398

SAYISI: 2022/57496

Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda, Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince itirazın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Davacı vekili dava dilekçesinde; davalıya zorunlu trafik sigortalı aracın, davacının sürücüsü olduğu motosiklet ile çarpışmasıyla oluşan 05.06.2020 tarihli trafik kazası sonucunda davacının malul kaldığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 5.000,00 TL tazminatın avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; ıslah dilekçesiyle taleplerini 129.048,86 TL'ye yükseltmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde; başvurunun derdestlik nedeni ile reddi gerektiği, kendilerine başvuru yapılmadığını, maluliyete ilişkin raporun doğru yönetmeliğe göre düzenlenmediğini, kusur durumunun tespitinin gerektiği, başvurucunun kaza sırasında koruyucu ekipman kullanmaması nedeniyle hesaplanan tazminattan müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; başvurucunun geçirmiş olduğu trafik kazası nedeni ile malul kaldığı, davalı ... şirketinin kazaya karışan aracın ZMMS poliçesi uyarınca işletene düşen hukuki sorumluluğu üstlenmesi nedeni ile sorumluluğunun bulunduğu gerekçesi ile başvuru sahibinin talebinin kabulü ile 129.048,86 TL tazminatın 24.11.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

A. İtiraz Yoluna Başvuranlar

Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur.

B. İtiraz Sebepleri
Davalı vekili itiraz dilekçesinde; derdestlik nedeni ile başvurunun reddi gerektiğini, hükme esas alınan maluliyet raporunun kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmeliğe uygun düzenlenmediğini, kusur oranlarının hatalı tespit edildiğini, hesaplamanın TRH 2010 Yaşam Tablosu ile %1,8 teknik faiz yöntemine göre yapılması gerektiğini, başvuru sahibinin kask takmaması nedeniyle ortak kusur indirimi yapılması gerektiğini, temerrütün gerçekleşmediğini, geçici iş göremezlik ödemesinin SGK tarafından yapıldığını, tarifeye göre hesaplanacak vekalet ücretinin beşte birine hükmedilmesi gerektiğini belirterek Uyuşmazlık Hakem Heyetince verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; daha önce açılan davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği, başvuru şartının gerçekleştiği, maluliyete ilişkin raporun kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmeliğe uygun düzenlendiği, dosya içerisindeki kusur raporunun denetime elverişli olması nedeniyle başvuru sahibinin kusur raporuna ilişkin itirazlarının reddi gerektiği, Yargıtay'ın güncel içtihatlarına uygun olarak TRH 2010 Yaşam Tablosuna göre yapılan hesaplamanın denetime elverişli olduğu, kaza tespit tutanağında başvurucunun kask taktığının belirlendiği, yönetmelik hükümlerine göre maktu vekalet ücretine hükmedilmemesinin hatalı olduğu gerekçeleri ile davalı vekilinin itirazının kısmen kabulüne, vekalet ücretine ilişkin bendin düzeltilmesine karar verilmiştir.

İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

Davalı vekili temyiz dilekçesinde; Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararına karşı yaptığı itiraz başvurusunda bildirdiği sebepler ile İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını istemiştir.

Uyuşmazlık, davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesi ile teminat altına alınan aracın, davacının sürücüsü olduğu motosiklet ile çarpışması sonucu davacının yaralanması nedeniyle uğradığı sürekli iş göremezlik, geçici iş göremezlik ve geçici bakıcı gideri tazminatı talebine ilişkindir.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 371 inci maddesi, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85,86,88,89,90 ve 111 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu 30 uncu maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.

1. 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’nun 30 uncu maddesinin 14 üncü fıkrasında; “Mahkemeye ve Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun hükümleri uyarınca Tüketici Sorunları Hakem Heyetine intikal etmiş uyuşmazlıklar ile ilgili olarak Komisyona başvuru yapılamaz.” düzenlemesi yer almaktadır.
Dosyanın incelenmesinde; davacı tarafından aynı kazaya ilişkin Karaman 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2020/643 Esas sayılı dosyasında dava açıldığı, mahkemece dosyası işlemden kaldırılan ve yenilenmeyen davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği anlaşılmaktadır. Şu durumda, anılan yasal düzenleme ve dosya içeriğine göre davacının maluliyeti sebebiyle talep ettiği tazminata ilişkin uyuşmazlığın mahkemeye intikal ettiği dikkate alındığında 5684 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesinin on dördüncü fıkrası gereğince başvurunun usulden reddine karar verilmesi gerekirken işin esasının incelenmesi doğru görülmemiştir.

2. Bozma neden ve şekline göre, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.

1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA,

2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle bozma nedenine göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,
Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalıya iadesine,Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,25.09.2024 tarihinde Başkan Vekili ...'ın karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verildi.

Tarafları, dava konusu ve dava sebebi aynı olan kesinleşmiş karar, sonradan açılan dava için kesin hüküm teşkil eder. Gerek maddi, gerek şekli anlamda kesin hüküm dava şartlarından olmakla hâkim tarafından kendiliğinden gözetilir ve varlığı saptandığı takdirde kesin hükmün varlığı nedeniyle davanın reddi gerekir. Ancak, davanın açılmamış sayılması kararı usule ilişkin nihai bir karar olup bu kararla dava açılmasıyla meydana gelmiş olan sonuçlar ortadan kalkar. Davanın açılmasıyla doğmuş olan derdestlik durumu da davanın açılmamış sayılmasıyla son bulacağı gibi, mahkemenin davanın açılmamış sayılmasına ilişkin kararı daha sonra açılan dava için kesin hüküm oluşturmaz.
Dosyanın incelenmesinde; davacı tarafından aynı olaya ilişkin Karaman 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2020/643 Esas sayılı dosyasında maddi tazminat davası açıldığı, mahkemece 10.03.2022 tarihli 2022/122 Karar sayılı kararı ile dava dosyasının takip edilmeyerek işlemden kaldırıldığı, dosyanın 3 aylık yenileme süresi içinde yenilenmediği anlaşıldığından 6100 sayılı Kanun'un 150 nci maddesi uyarınca davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği, bu kararın 19.04.2022 tarihinde kesinleştiği anlaşılmaktadır.
Eldeki dosya kapsamından da anlaşılacağı üzere davacı, tahkim komisyonu ya da mahkemeye başvuru yolu ile tazminat talebine ilişkin seçimlik hakkını öncelikle mahkemeden yana kullansa dahi mahkemece davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş olması sebebiyle tazminat talebini nihai olarak sonuçlandıracak nitelikte bir karar verilmediği aşikardır. Bunun yanında davacının, davanın açılmamış sayılmasına dair karardan sonra tazminat talebini tahkim komisyonu kanalıyla talep etme hakkı da bulunmaktadır.
Şu durumda, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesinin on dördüncü fıkrası gereği mahkemeye intikal etmiş uyuşmazlıktan söz edilemeyeceğinden ve İtiraz Hakem Heyetince verilen kararda bu yönüyle isabetsizlik bulunmadığından, davalı vekilinin bozma nedenine göre incelenmeyen diğer temyiz itirazlarının incelenmesi gerektiği kanaatinde olduğumdan sayın çoğunluğun bozma kararına katılmıyorum.