İstinaf başvurusunun esastan reddine

Taraflar arasındaki orman iddiasına dayalı tapu iptali ve tescile ilişkin açılan davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Dava, orman iddiasına dayalı tapu iptali ve tescile ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede 3402 Sayılı Kadastro Kanunu (3402 Sayılı Kanun) 4 üncü maddesi hükmüne göre yapılan orman kadastrosu ve 2/B madde uygulaması ile 3402 sayılı Kanun hükümlerine göre yapılıp 26.12.1996 - 24.01.1997 tarihleri arasında ilân edilen arazi kadastrosu, arazi kadastrosu sırasında dava konusu 117 ada 28 parsel sayılı 1301,94 m2 yüzölçümündeki taşınmazın ...’ın zilyetliğinde bulunduğu, ancak 135 nolu orman kadastro komisyonunca 6831 sayılı Orman Kanunu (6831 sayılı Kanun) 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı belirtilerek fındık bahçesi niteliği ile Hazine adına tespit edildiği, itiraz edilmeksizin kesinleştiği, daha sonra 6292 Sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi Ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi İle Hazineye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanun (6292 Sayılı Kanun) hükümleri uyarınca satışının yapılarak 20.06.2013 tarihinde davalı ... adına tescil edildiği, Hazine lehine ipotek tesis edilmediği anlaşılmıştır.

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 135 nolu Orman Kadastro Komisyonunca Düzce ili, Cumayeri ilçesi, ... köyünde 3402 sayılı Kanun uygulamasına esas olmak üzere 6831 sayılı Orman Kanununun 3302 Sayılı 31.08.1956 Tarihli ve 6831 Sayılı Orman Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun (3302 Sayılı Kanun) değişik 2/B madde uygulamalarının yapıldığını, bu çalışmalar sırasında, davalı ... adına fındıklık vasfıyla tescil edilen daha sonra diğer davalıya satılan dava konusu taşınmazın orman vasfında olduğunu, tapuya tescil edilmesinin de niteliğini değiştiremeyeceğini, dava konusu taşınmazın tamamının tapu kaydının iptali ile taşınmazın orman vasfıyla Hazine adına kayıt ve tesciline karar verilmesini talep etmiştir.

Yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince; davaya konu taşınmazın tapu kaydında davalı olarak gösterilen Hazine adına herhangi bir şerh vs. takyidat bulunmadığından davalı ... adına açılan davanın pasif husumet ehliyeti yokluğundan reddine, taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu tespit edildiğinden, davalı ... aleyhine açılan davanın kısmen kabulü ile dava konusu taşınmazın 17.04.2018 havale tarihli rapor ve ekindeki krokide (B) harfi ile gösterilen 313,88 m2'lik kısmın davalı ... adına olan tapu kaydının iptali ile; bu kısma aynı adanın takip eden en son parsel numarası verilerek orman vasfı ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, fazlaya ilişkin talebin reddine, orman yapılan kesimin beyanlar hanesinde bulunan tüm şerhlerin silinmesine karar verilmiştir, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.

Bölge Adliye Mahkemesince; İlk Derece Mahkemesince yazılı biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığından davacı ... İdaresi vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Davacı ... İdaresi vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu taşınmazın 1960 ve 1982 tarihli memleket haritalarında yeşil renk ile gösterilen ormanlık alanda kaldığını, verilen kararın hatalı olduğunu belirterek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.

Tüm dosya bilgileri incelendiğinde; yörede orman kadastro çalışmalarının 3402 sayılı Kanunun 4 üncü maddesine göre yapıldığından kesinleşmiş bir orman kadastrosu ve 2/B çalışması bulunmadığı gibi, arazi kadastro ekibi tarafından orman kadastro çalışmalarına uyulmadığından ikmal edilmiş bir orman kadastrosu da bulunmadığı anlaşılmıştır. Bununla birlikte, taşınmazların 2/B madde uyarınca orman sınırları dışına çıkarılma işlemi münhasıran orman kadastro komisyonlarının görevi dahilinde bulunup, Mahkemelerin böyle bir görevleri bulunmadığından, Mahkemece taşınmazın 2/B madde gereğince orman sınırları dışına çıkartılacak yerlerden olup olmadığı hususunda karar verilemeyeceği unutulmamalıdır. Bu durumda; taşınmazın orman sayılan yerlerden olup olmadığı hususunda ancak; Mahkemece usulüne uygun teknik bilirkişiler ve orman bilirkişileri ile yapılacak keşif sonrası, taşınmazın en eski tarihli hava fotoğrafları, memleket haritalarının Dairemizin yerleşik uygulamalarında anlatıldığı şekilde uygun incelenmesi sonucunda krokili bilimsel verileri bulunan yeterli ve dosyadaki belgeler ile karşılaştırıldığında denetime elverişli sunulan raporlarla tereddüte mahal bırakmayacak şekilde belirlenen sonuca göre karar verilecektir.

Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, taşınmazın en eski tarihli hava fotoğrafları, memleket haritalarının incelenmesi sonucunda krokili bilimsel verileri bulunan bilirkişi raporuna, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi kararındaki gerekçeye, temyiz edenin sıfatına, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,

7139 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesi uyarınca Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

25.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.