Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

Sanığın temyiz sebebi, hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine, ancak aksi durum hasıl olur ise lehe olan kanun hükümlerinin uygulanmasına ilişkindir.

Olay tutanağına göre, 14.10.2012 tarihinde kolluk kuvvetlerince Ceyhan 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 2012/987 Değişik İş sayılı önleme araması kararına istinaden yapılan yol uygulamasına sanığın sevk ve idaresindeki 42 ABM 27 plakalı araçla geldiği ve araç durdurularak yapılan aramada, toplam 2.400 karton kaçak sigara ele geçirilen olayda, sanık hakkında 4733 sayılı Tütün, Tütün Mamülleri ve Alkol
Piyasasının Düzenlenmesine Dair Kanun'a muhalefet suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.

Sanık savunmasında, ele geçen kaçak sigaraları satma amacının olmadığını beyan etmiştir.

Kaçak eşyaya mahsus tespit varakasında belirlenen gümrüklenmiş değerin Dairemiz yerleşik içtihatlarına göre "fahiş değer" aralığında olduğu anlaşılmıştır.

Sanığa, bozma sonrası talimat mahkemesince çıkarılan ve muhtara tebliğ edilen tebligatta 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 5/2. maddesi gereği oran belirtilmeden etkin pişmanlık ihtaratında bulunulduğu, ancak daha sonra yakalama emri gereği savunması alınan sanığın, etkin pişmanlık konusunda ödeme iradesinde bulunmadığı anlaşıldığından tebliğnamedeki (1) numaralı bozma görüşüne; mahkemece lehe aleyhe kanun tartışması yapıldığı anlaşıldığından tebliğnamedeki (2) numaralı bozma görüşüne iştirak edilmemiştir.

Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki bilgi ve belgelerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık hakkında kurulan mahkûmiyet hükmünde herhangi bir hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Ancak;

1.Ceyhan 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 14.02.2013 tarihli ve 2012/604 Esas, 2013/57 Karar sayılı kararıyla sanığın 1 yıl 8 ay erteli hapis ve 80,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükmün yalnızca sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi nedeniyle 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca cezada kazanılmış hak gereği cezasının 1 yıl 8 ay erteli hapis ve 80,00 TL adlî para cezası üzerinden infazına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,

2.Ele geçen kaçak sigaraların tamamının 5607 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası yollamasıyla 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası gereği müsaderesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, hukuka aykırı bulunmuş, söz konusu hukuka aykırılıkların Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği; hükmün 7 numaralı bendinden sonra gelmek üzere ''Sanık hakkında 1412 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca cezada kazanılmış hak gereği cezasının 1 yıl 8 ay erteli hapis ve 80,00 TL adlî para cezası üzerinden infazına," ibaresinin eklenmesine ve hükmün kaçak eşyanın müsaderesine ilişkin 10 numaralı bendindeki ''toplam 24.000 paket muhtelif markalarda'' ibaresinin çıkartılması suretiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 25.09.2024 tarihinde karar verildi.