Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, el atmanın önlenmesi ve eski hale getirme yönünden karar verilmesine yer olmadığına, ecrimisil yönünden kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkiline ait dava konusu 3559 parsel sayılı taşınmazın davalılar tarafından altı oyulmak suretiyle depo haline getirildiğini belirterek, el atmanın önlenmesini, eski hale getirilmesini ve geriye dönük 5 yıl için şimdilik 10.000 TL ecrimisilin yasal faizi ile birlikte davalılardan alınmasını istemiş, 03/01/2013 havale tarihli dilekçe ile ecrimisil isteğini 74.461,46 TL olarak artırmıştır.
Davalılar usulüne uygun tebligata rağmen cevap dilekçesi sunmamış, davalılar duruşmadaki beyanlarında, kadastro işleminden kaynaklanan hata sonucu sınırda kayma olduğunu, kendilerinin depoyu zemindeki sınıra göre yaptıklarını belirterek, davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda, davanın kısmen kabulüne, dava konusu taşınmaza davalıların el atmasının önlenmesine, mahsul kaybı olarak hesaplanan 602,94 TL ecrimisilin davalılardan alınarak davacıya verilmesine dair verilen karar, davacı vekili ve davalılar vekili tarafından temyiz edilmiş, Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 29.11.2016 tarihli, 2015/198 Esas ve 2016/10660 Karar sayılı ilamıyla, çekişme konusu taşınmazın depo olarak kullanılması nedeniyle mahrum kalınan miktarın tespit edilerek bu miktar üzerinden ecrimisile hükmedilmesi gerektiğinden bahisle bozulmuş, bozmaya uyan mahkemece, el atmanın önlenmesi ve eski hale getirmeye ilişkin karar verilmesine yer olmadığına, 74.461,46 TL’nin davalılardan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, karar, davalılar vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi, eski hale getirme ve ecrimisil isteklerine ilişkindir.
1. Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller Mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davalılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Davalılar vekilinin ecrimisil hesabına ilişkin temyiz itirazlarına gelince;
Somut olayda mahkemece, bozmaya uyulduğu halde bozma gerekleri tam olarak yerine getirilmemiştir. Bozma öncesi alınan 18.10.2012 havale tarihli inşaat ve ziraat bilirkişi raporunda, hem mahsul kaybı hem depo kirasına ilişkin ecrimisil hesaplanmış, Mahkemece toplamı üzerinden hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Mahkemece yapılması gereken; Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 29.11.2016 tarihli, 2015/198 Esas ve 2016/10660 Karar sayılı ilamda belirtilen bozma gereklerine uygun olarak, konuya ilişkin uzman bilirkişi ile istenilen döneme ilişkin depo kirası hesaplanarak hüküm kurmak olmalıdır.
Yukarıda 2. bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulüyle, 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 1. bentte açıklanan nedenlerle sair temyiz itirazlarının REDDİNE, taraflarca HUMK'un 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 19.10.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.