Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi süresi içinde duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenilmiş ise de; HUMK.nun 438. maddesi gereğince duruşma isteğinin miktardan reddine ve incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor sunuldu, dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
A)Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkilinin aylık ücretlerine haciz konulması üzerine aleyhine davalı tarafından ... 3. İcra Müdürlüğü’nün 2010/27173 sayılı dosyası ile Kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takip yapıldığını öğrendiğini, takip dayanağı bononun müvekkilin davalı şirkette çalıştığı sırada diğer işçilerden alındığı gibi kendisinden de ileride doğabilecek zararlara karşı yalnızca isim adres ve TC Kimlik numarası yazdırılıp imzalatılarak diğer bölümleri boş bırakılarak hazırlanan teminat bonosu olduğunu, müvekkilin 22.06.2010-30.09.2010 tarihleri arasında çalıştığı söz konusu şirketteki işinden ayrıldıktan sonra kendisine iade edilmeyen bononun icraya verildiğinin görüldüğünü, söz konusu bonodan dolayı müvekkilinin hiçbir borcu bulunmadığını iddia ederek, açıklanan nedenlerle takip dayanağı bononun bedelsiz ve davacı müvekkilin söz konusu bonodan borçlu olmadığının tespiti ile takibin iptaline ve haksız davalının takip konusu meblağın en az % 40 oranında icra inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili 11.06.2014 harç tarihli dilekçesi ile " ... 3. İcra Müdürlüğü’nün 2010/27173 sayılı dosyasında 14.769,96 TL. ödemek zorunda kaldıklarını " belirterek, davayı bu miktar üzerinden istirdada çevirmiştir.
B)Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, davanın İş Mahkemesinde görülmesi gerektiğini, görevsizlik kararı verilmesini, iddiayı kabul etmediklerini, davacının meşrubat ve içki dağıtım işini yürüten müvekkil şirkette 22.06.2010 tarihinde çalışmaya başladığını, davacının iş akdinin, dağıtımını yaptığı malların bedellerini ve iade malları müşterilerinden aldığı halde müvekkile teslim etmediğinin tespiti üzerine 30.09.2010 tarihinde feshedildiğini, takip konusu bononun 05.10.2010 tanzim tarihli olduğu, iş akdinin fesih tarihinin ise 30.09.2010 olduğunu, davacı müvekkil şirkete verdiği zararı tazmin etme teklifi karşısında suç duyurusunda bulunulmadığını ve dava konusu bononun alındığını, davacının bu bonoyu iş akdinin sona ermesinden sonra ve hür iradesi ile verdiğini, bono ile ilgili takibin 10.12.2010 tarihinde açıldığını, davacının yeni işe girdiği bilgisinin Uyap ortamında öğrenilmesi üzerine davacının maaşı üzerine haciz tatbik edildiğini, davacının şirket yetkilileri hakkında da suç duyurusunda bulunduğunu, şirket temsilcilerinin 26.09.2011 tarihinde polis huzurunda ifade verdiğini, davacı hakkında da şikayette bulunulduğunu 2011/135059 soruşturma ile suç duyurusunda bulunulduğunu savunarak İİK 72. maddeye göre % 40 icra inkar tazminatına hükmedilerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C)Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece; davanın reddine karar verilmiştir.
D)Temyiz:
Karar süresinde, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
E)Gerekçe:
Dosyadaki bilgi ve belgelerden, bilirkişi raporu ile davacı tanık beyanlarından, davacının işe girerken imzaladığı ... 3. İcra Müdürlüğü’nün 2010/27173 sayılı dosyasında takibe konu edilen 9.000,00 TL. bedelli senedin teminat senedi olup, davacının bu senetten dolayı borçlu olmadığı kanıtlandığından, davacının 11.06.2014 tarihli ıslah dilekçesi de dikkate alınarak 29,09,2014 tarihli bilirkişi raporunun ikinci seçeneği bir değerlendirmeye tabi tutularak davacının istirdat talebinin kabulü gerekirken yazılı şekilde reddine karar verilmesi hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
F) SONUÇ:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 27.11.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.