Mahkûmiyet
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Adana 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.06.2016 tarihli ve 2015/421 Esas, 2016/467 Karar
sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 53 ve 58 inci maddeleri uyarınca 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
Sanığın temyizi; kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
1. Suç tarihinde dava dışı ... 5.000,00 TL bedelli çeki banka şubesine ibraz ettiğinde söz konusu çekin sahte olduğunun belirlendiği,
2. ...' in alınan ifadesinde; "Çeki ben ... isimli şahıstan aldım bankaya götürdüm." şeklinde beyan ettiği,
3. ...' ün alınan ifadesinde; "Çeki babam olan ... sattığı araç karşılığı ... isimli şahıstan almış" şeklinde beyan ettiği,
4. ...' ın ifadesinde; "Ben suça konu çeki ... adlı şahıstan kendisine satmış olduğum 31 AC ... plakalı Doğan SLX araç karşılığı almıştım. Ben bu aracı 5.500 TL ye satmıştım. 500 TL peşin 5000 TL likte çek vermişti. Bende bu çeki borçlu olduğum ... e ciro etmiştim. ... bankaya götürdüğünde sahte olduğunu anlamıştır. ... bana bu çeki halasının oğlundan satmış olduğu bağ karşılığı aldığını söylemişti. Bu çekin ilk çıkış yeri ...'dir. " şeklinde beyan ettiği,
5. Sanık ...' in ifadesinde; "Ben ...'dan araba satın almıştım. Bunun karşılığında kendisine sebze komisyonculuğu yapan ...'ın bana vermiş olduğu 5000 TL değerindeki çeki verdim. Ancak bu çek sahte çıkmış. Ben çekin sahte olduğunu bilmiyordum."
şeklinde beyan ettiği,
6. Diğer sanık ...' ın ifadesinde; "İddianamede adı geçen ... isimli kişi benim dayımın oğlu olur. Dayımın oğlu bundan sekiz, on sene kadar önce bir trafik kazası geçirmişti. Bundan dolayı vücudunda ağır hasarlar meydana gelmişti. Yine bu kaza nedeniyle elleri tutmamaktaydı. Kendisi olayın yaşandığı tarihte benim yanıma geldi ve kendisinin ellerinde sorun olduğundan yanında getirdiği çeki doldurmamı istedi. Bende insanlık namına yardımcı olmak için çeki doldurarak kendisine verdim. Daha sonra kendisi benim yanımdan ayrıldı. Yanımdan ayrıldıktan sonra çek üzerinde hangi işlemi yapmıştır, kime imzalatmıştır, bununla alakalı hiç bir bilgim yoktur. Ben sadece kendisinin elinde sorun olduğundan dolayı getirdiği çeki doldurdum ve kendisine verdim başka hiç bir şeyden haberim yoktur." şeklinde beyan ettiği,
7. Mahkemece, 17.09.2015 tarihli duruşmada; "Adli emanetin 2013/8079 sırasında kayıtlı suça konu çekin gönderildiği görüldü yapılan incelemede, söz konusu çekin Ziraat Bankasına ait 0067997 numaralı ...'e ait çek olduğu 15/06/2013 vade tarihli, düzenleme yerinin İzmir olduğu, 5.000 TL lik çek olduğu, çekte herahangi bir tahrifat veya kazıntının bulunmadığı ifal kabiliyetine haiz olduğu, Türk Ticaret Kanununda belirtilen unsurları içerdiği, arka tarafında ... cirosunun bulunduğu" şeklinde aldatma kabiliyetini incelediği anlaşılmıştır.
8. Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünün 03.07.2013 üst yazı tarihli ve BLG-13-02527 sayılı Uzmanlık Raporuna göre; "... Söz konusu çekin sahte olarak oluşturulduğu kanaatine varılmıştır.
a) Tetkik konusu çekin arka yüzündeki "... 053653452306" içerikli birinci ciranta yazısı ve birinci ciranta imzasının, ...' ın elinden çıktığı kanaatine varılmıştır.
b) İnceleme konusu çekin ön yüzündeki yazılar ve atılı bulunan keşideci imzasının, mevcut mukayese yazı ve imzalarına atfen; ...' ın elinden çıktığını gösterir nitelikte aralarında uygun ve yeterli kaligrafik bulgular tespit edilememiştir." şekindedir.
9. Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünün 18.02.2014 üst yazı tarihli ve ADN-BLG-14-00682 sayılı Uzmanlık Raporuna göre; "İnceleme konusu çekin ön yüzündeki atılı bulunan keşideci imzasının, mevcut mukayese imzalarına atfen; ..., ..., ... ve ...' ın ellerinden çıktığını gösterir nitelikte aralarında uygun ve yeterli kaligrafik bulgular tespit edilememiştir." şeklindedir.
10. Söz konusu çekin sahte olarak oluşturulduğunun ve aldatma kabiliyetini haiz olduğunun belirlendiği ve bu şekilde sanığın resmi belgede sahtecilik suçunu işlediği iddiası ile kamu davası açıldığı anlaşılmıştır.
8. Mahkemesince sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçunun sübut bulduğu kabul edilerek temyiz incelemesine konu mahkumiyet hükmü kurulmuştur.
1. 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesi’nin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Adana 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.06.2016 tarihli ve 2015/421 Esas, 2016/467 Karar
sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
25.04.2024 tarihinde karar verildi.