SUÇLAR: Resmi belgede sahtecilik, nitelikli dolandırıcılık, tehdit
HÜKÜMLER: Mahkûmiyet, beraat
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Manisa 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.04.2016 tarihli ve 2015/351 Esas, 2016/136 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına; tehdit ve nitelikli dolandırıcılık suçlarından 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin tehdit suçundan (e) bendi, nitelikli dolandırıcılık suçundan (a) bendi gereğince beraatine karar verilmiştir.
Sanık müdafinin temyiz isteği, kararın usul ve yasaya aykırı olduğu, yeterli delil olmadığı, çekin ... tarafından otobüsle gönderildiği, katılan ... 'ün suçtan zarar görmediği, vekalet ücreti verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu, tehdit ve dolandırıcılık suçu açısından vekalet ücreti yönünden temyiz ettiğine ilişkindir.
Katılanlardan ...'ın, sanık ... ile Fiat marka Marea model bir otomobili 8.000,00 TL karşılığında satın alma konusunda anlaştıkları ve katılanın, sanığa 8.000,00 TL verdiği, ancak sanığın bu otomobil üzerinde haciz ve yakalama kaydı olduğunu söyleyerek otomobili katılana vermediği, sanığın, daha sonra katılana elinde Renault marka Megan model bir otomobil bulunduğunu, 8.000,00 TL dışında 20.000,00 TL daha vermesi durumunda bu otomobili kendisine verebileceğini söylediği, katılanın da bu teklifi kabul ederek sanığa 20.000,00 TL daha verdiği, ancak sanığın, bu otomobil üzerinde de haciz ve yakalama kaydı bulunduğunu söyleyerek otomobili vermediği, Daha sonra sanığın 30.10.2013 tarihinde katılana ödediği 28.000,00 TL dışında 14.000,00 TL daha vermesi durumunda elinde bulunan ... Triko Tekstil Gıda Ticaret ve Sanayi Ltd. Şti. isimli firmadan aldığı 58.000,00 TL bedelli çeki vereceğini söylediği ve ... Triko Tekstil Gıda Ticaret ve Sanayi Ltd. Şirketi isimli firmanın Türk Ekonomi Bankası A.Ş. Merter/İSTANBUL Şubesinde bulunan hesabına yönelik olarak keşide edilmiş, 30.12.2013 keşide tarihli, 58.000,00 TL bedelli, 7105685 seri numaralı çekin arkasını ciro ederek sahte çeki katılana verdiği, iddia olunan somut olayda; nitelikli dolandırıcılık suçu yönünden, sanığın suça konu çeki, katılan ...'ten aldığı 28.000,00 TL karşılığı olarak borcun doğumundan sonra verdiği bu durumda atılı suçun hile unsurunun oluşmadığı; tehdit suçu yönünden, katılanın soyut iddiası dışında, sanığın katılanı tehdit ettiğine dair atılı suçtan cezalandırılmasına yeterli, her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı bir delil bulunmadığı gerekçesiyle beraat; sanığın tamamen sahte olarak oluşturulmuş kabiliyetini haiz suça konu çeki katılan ...'e vermek suretiyle resmi belgede sahtecilik suçunu işlediği gerekçesiyle mahkûmiyetine karar verilerek temyize konu hükümler kurulmuştur.
A. Nitelikli Dolandırıcılık ve Tehdit Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden
Beraat hükümleri sanık müdafii tarafından vekalet ücreti ile sınırlı olarak temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulan resmi belgede sahtecilik suçu ile birlikte yargılandığı nitelikli dolandırıcılık ve tehdit suçlarından beraat hükümleri verildiği anlaşılmakla, sanık müdafii tarafından sunulan avukatlık hizmetinin bölünmesi mümkün olmadığından beraat kararı verilen nitelikli dolandırıcılık ve tehdit suçları yönünden sanığa avukatlık ücreti takdir edilmemesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
B. Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
1.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
2. Ancak;
Mahkemece davaya katılan sıfatıyla kabul edilen Mustafa Ilgün'ün sanığın üzerine atılı suçtan doğrudan doğruya zarar görmediği ve bu nedenle davaya katılma hakkı bulunmadığından, usulsüz verilen katılma kararının ücreti vekalete hak kazandırmayacağı anlaşılmakla; Mustafa Ilgün lehine sanık aleyhine vekâlet ücretine hükmedilemeyeceğinin gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuş, bu hukuka aykırılığın Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
A. Nitelikli Dolandırıcılık veTehdit Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle yukarıda tarih ve sayısı belirtilen ilk derece mahkemesinin kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafii temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B. Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünün (B) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle yukarıda tarih ve sayısı belirtilen ilk derece mahkemesinin kararına yönelik sanık müdafinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasında yer alan katılan ...'e vekalet ücreti ödenmesine ilişkin paragrafın çıkartılması suretiyle hükmün, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
25.04.2024 tarihinde karar verildi.