SUÇLAR: Görevi yaptırmamak için direnme, hakaret
HÜKÜMLER: Mahkûmiyet
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun'un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkemenin kararı ile sanığın görevi yaptırmamak için direnme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 265 inci maddesinin birinci fıkrası, 43,62 ve 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca 3.740,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hakaret suçundan ise 5237 sayılı Kanun'un 125 inci maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (a) bendi, dördüncü fıkrası, 43 ile 62 nci maddesi uyarınca 8.840,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
Sanığın temyiz istemi, eksik inceleme neticesinde karar verildiğine, suç işleme kastı ile hareket etmediğine, atılı suçları işlemediğine ve cezalandırılması için dosyada yeterli delil bulunmadığına yöneliktir.
Hakkındaki şikayet nedeniyle berber dükkanına gelen polis memurlarına yönelik sarf ettiği "...şerefsizler, yapmazsanız namertsiniz, çekin gidin işinize, siz benim kim olduğumu bilmiyorsunuz, sizin kafanızı kopartacağım." biçimindeki sözleri nedeniyle görevi yaptırmamak için direnme ve hakaret suçlarını işlediği iddiasıyla açılan davada Mahkeme, tüm dosya kapsamına göre sanığın sübut bulan suçlardan cezalandırılmasına karar vermiştir.
1.Şikayetçi ve tanık polis memurlarının olay tutanağı ile uyumlu beyanları, sanığın arkadaşı olan tanık Ç. A.'nın, "Sanık ile polisler arasında tartışma oldu, tartışma sırasında söylenenleri hatırlamıyorum." biçimindeki ifadesi, adli sicil kaydı ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, hakkındaki şikayet nedeniyle iş yerine gelen polis memurlarına yönelik iddianamedeki sözlerle hakaret ve tehdit içerikli sözleri söylediği anlaşılan sanığın atılı suçları işlediği sübuta ermekle mahkumiyetine yönelik Mahkemenin inanç ve takdirinde hukuka aykırılık görülmemiş, sanığın yerinde görülmeyen temyiz nedenlerine de itibar edilmemiştir.
2.Sanığa yükletilen görevi yaptırmamak için direnme ve hakaret eylemleriyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerin ve bu eylemlerin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tiplerine uyduğu,
Cezaların kanuni bağlamda uygulandığı anlaşıldığından,
Sair yönlerden yapılan incelemede hukuka aykırılık görülmemiştir.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
25.04.2024 tarihinde karar verildi.