Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi taraflar vekillerince istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının 29/09/2014 tarihi itibari ile iş sözleşmesini emeklilik gerekçesiyle feshettiğini ileri sürerek, kıdem tazminatının tahsilini istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, husumet itirazında bulunduklarını, davacının değişik yüklenici firmalarda çalıştığını, davalının ihale makamı olduğunu asıl işveren olmadığını ve kendilerinin sorumluluğunun bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının iş sözleşmesini fesihte haklı olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı taraflar temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:

1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalının tüm, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.

2- Taraflar arasında kıdem tazminatının belirlenmesine esas hizmet süresi uyuşmazlık konusudur.
Davacı dava dilekçesinde, Türkiye Diyanet Vakfına bağlı ... Hastanesinde 01.04.2008 tarihinde çalışmaya başladığını, Türkiye Diyanet Vakfına bağlı Hastanelerin Kamu Hastaneler Birliğine devrolunması ile 15.05.2014 tarihinden itibaren davalı kurumda çalışmaya devam ettiğini ve iş akdini emeklilik nedeni ile feshettiği 29.09.2014 tarihine kadar da kesintisiz olarak çalıştığını iddia ederek talepte bulunmuştur.
Karara dayanak bilirkişi raporunda SGK kayıtlarına itibarla davacının hizmet başlangıcının 06.07.2009 olarak kabul edildiği ve hesaplamanın 06.07.2009 ile 29.09.2014 tarihleri arasında yapıldığı, ancak davacının hizmet döküm cetvelinde 06.07.2009 öncesi 01.04.2008-05.07.2009 tarihleri arasında da “1130164” sicil numaralı “Türkiye Diyanet Vakfı 29 Mayıs Sağlık Kurumları İşletmesi” ünvanlı işyerinde çalıştığı ve çalışmanın kesintisiz olup, iş yeri devri nedeni ile bu çalışmasının da hesaba dahil edilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
Açıklanan nedenle davacının hizmet süresinin kayıtlarda görüldüğü şekliyle 01.04.2008-29.09.2014 tarihleri arasında olduğu kabul edilerek kıdem tazminatının bu hizmet süresine göre hesaplanıp hüküm altına alınması gerekirken hizmet süresi yönünden hatalı bilirkişi raporuna itibarla karar verilmesi isabetsizdir.

3- Dosyada yargılama sonunda davacının yatırdığı harçlar ile ilgili olarak nasıl karar verileceği ihtilaflıdır.
492 sayılı Harçlar Kanununa göre dava harcının 1/4' ü peşin yatırılmak zorundadır. Harcı yatırılmayan dava görülemez, harç noksanı varsa Mahkeme davacıya 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 30. maddesine göre noksan harcı tamamlaması için süre verilmelidir.
Harcı tamamlanmayan dava harç yatırılana kadar işlemden kaldırılmak zorundadır.
Peşin olarak yatırılacak harç dava dilekçesindeki yada ıslah dilekçesindeki müddeabih üzerinden harçlara ilişkin tarifedeki orana göre hesaplanacak miktarın 1/4' üdür.
492 sayılı Harçlar Kanunu'na göre karar ilam harcından davayı kaybeden taraf sorumludur.

Harçtan muaf olan Kurum ve kişilerin açtıkları davalarda dava sonunda bakiye karar harcı çıkarsa bu harç, harçtan muaf değilse davalıya yükletilmelidir.

"Hüküm altına alınan miktar üzerinden hesaplanan...TL. karar-ilam harcından davacının yatırdığı .... TL. peşin harç ile .... TL. Islah (tamamlama) harcının mahsubu ile .....TL. bakiye karar-ilam harcının davalıdan, (birden fazla davalı var ise davalılardan müştereken ve müteselsilen) tahsili ile hazineye irat kaydına " şeklinde olmalıdır.

Yine 492 sayılı Harçlar Kanunu ve özel kanunlar ile belli Kurum ve kişilere harç muafiyeti tanınmıştır.

Harçtan muaf olan Kurum ve kişiler aleyhine karar verildiğinde karar-ilam harcına hükmedilemez, varsa yatırılan harçlar ilgilisine iade edilir.

"Davalı Kurum harçtan muaf olduğundan karar-ilam harcına hükmedilmesine yer olmadığına,
Davacının yatırdığı başvuru harcı, peşin harç ve ıslah (tamamlama) harcının karar kesinleştiğinde ve isteği halinde davacıya iadesine, " şeklinde olmalıdır.
Davalıların birden fazla olup, harçtan muaf olmayanlar var ise karar ilam harcı harçtan muaf olmayan davalıya yükletilmelidir.
Ayrıca davacının yatırdığı harçlar tek başına yada diğer yargılama giderine eklenerek kabul/redde göre oranlanamaz.
Somut uyuşmazlıkta, mahkemece karar ilam harcına ilişkin 5 numaralı bentte aynen "Peşin alınan harçların mahsubu ile davalı harçtan muaf olduğundan başkaca harç alınmasına" şeklinde hiç bir hukuki dayanağı olmayan, usule uymayan bir hüküm oluşturulmuştur.

"Davalı Kurum harçtan muaf olduğundan karar-ilam harcına hükmedilmesine yer olmadığına,
Davacının yatırdığı başvuru harcı, peşin harç ve ıslah (tamamlama) harcının karar kesinleştiğinde ve isteği halinde davacıya iadesine, " şeklinde olmalıdır.
F) SONUÇ:

Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 22/01/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.