Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan sanıkların ayrı ayrı beraatlerine ilişkin hükümler, katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanık ... ile katılan kurum arasında 25.04.2008 tarihinde acentelik sözleşmesi imzalandığı, sanık ...'ın ... Köyü ...... olarak faaliyete başladığı, daha sonra işleri nedeniyle kardeşi sanık ...'a acenteyi işletmesi için vekaletname verdiği, acente bu şekilde işletilirken sanıkların 16.04.2009 tarihinde tahsil ettikleri 82 adet ....'a ait elektrik faturası bedeli olan 3240,23 TL,......'a ait 5 adet fatura bedeli 52,56 TL, .... Şirketine ait 4 adet fatura bedeli olan 131,90 TL ve .... Şirketine ait 2 adet fatura bedeli olan 74,70 TL.den oluşan toplam 3499,39 TL'yi ...PTT Merkez Müdürlüğüne yatırmaları gerekirken yatırmadıkları, tahsil edilen paranın acente açılırken alınan teminattan 09.07.2009 tarihinde mahsup yolu ile tahsil edildiği, bu şekilde sanıkların hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu işlediklerinin iddia edildiği olayda; sanıkların savunmaları ile teminatın miktar ve karşılama durumu da nazara alınarak dosya kapsamına göre sanıklar hakkında verilen beraat hükümlerinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılama sonunda, yüklenen suçun unsurları itibariyle oluşmadığı gerekçe gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan, katılan vekilinin beraat hükümlerinin kanuna aykırı olduğuna ilişkin temyiz itirazlarının reddiyle, beraate ilişkin hükümlerin ONANMASINA, 22.02.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.