Mahkûmiyet

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

Katılan vekilinin temyiz isteği, kararı temyiz ettiklerine ilişkindir.
Sanığın temyiz isteği; kesin delillerden uzak olarak hakkında cezaya hükmedildiğine, şüpheden dolayı cezalandırıldığına, lehine hükümlerin uygulanmadığına, nakil aracının müsaderesinin haksız olduğuna ve inceleme esnasında re'sen tespit edilecek sebeplerle hükmün bozulması gerektiğine ilişkindir.

Suça konu emvalin müsadere talebi hususunda mahallinde karar verilmesi mümkün görülmüştür.

Orman muhafaza memurları tarafından emval yüklü halde görülen aracın durdurulduğu, araç sürücüsü sanığın emvalleri komşusuna ait tapulu araziden kestiğini belirtmesi üzerine yapılan incelemede ormanlık alanda 47 adet ağacın kesildiği tespit edilmiştir.

Sanık savunmalarında, tapulu yerden ağaç kestiğini, yaşlı komşusunun gösterdiği araziden ona yardım etmek için kesim yaptığını beyan etmiştir.

Suçta kullanılan nakil aracına ait ruhsat bilgisi dosyada mevcuttur.

Mahallinde yapılan keşif sonucu orman bilirkişi tarafından düzenlenen raporda orman sayılan yerden yakacak nitelikte emval veren ağaçların motorlu testere ile dikiliden kesildiği tespit edilmiştir.

Suç tutanağı, sanık savunması, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, sanığın atılı suçu işlediği sabit kabul edilip hakkında 6831 sayılı Orman Kanunu'na muhalefet suçundan mahkûmiyet hükmü kurulmasında hukuka aykırılık bulunmamıştır.

Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamış ve katılan vekili ile sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle katılan vekili ve sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekili ile sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

25.04.2024 tarihinde karar verildi.