Mahkûmiyet

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

Hükmolunan cezanın nevi ve miktarına göre, sanığın duruşmalı inceleme talebinin, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 318 inci maddesi gereğince reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

Sanığın temyiz isteği; mahkemece yeterli inceleme yapılmadığına, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, lehine hükümlerin uygulanmadığına, sabıkasız olmasının dikkate alınmadığına ve re'sen tespit edilecek nedenlerle hükmün bozulması talebine ilişkindir.

Orman muhafaza memurları tarafından yapılan kontrolde, ormanlık alanın tel çitle çevrilip içinde çinko ile kaplı baraka yapıldığı tespit edilmiştir.

Sanık hakkında 6831 sayılı Orman Kanunu'na (6831 sayılı Kanun) muhalefet suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.

Sanık savunmalarında, söz konusu yerin ataları tarafından kullanıldığını, kendisinin de tel çekerek baraka yaptığını, söz konusu yerin orman olduğunu bilmediğini beyan etmiştir.

Mahallinde yapılan keşif sonucu orman ve fen bilirkişileri tarafından düzenlenen raporlarda suça konu yerin kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları içinde kaldığı tespit edilmiştir.

Suç tutanağı, sanık savunması, bilirkişi raporları,bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre sanığın kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları içinde atılı suçu işlediği sabit kabul edilip hakkında 6831 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan mahkûmiyet hükmü kurulmasında hukuka aykırılık bulunmamıştır.

Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamış ve sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

25.04.2024 tarihinde karar verildi.