HÜKÜMLER: Beraat
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun'un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yukarıda adı ve sayısı belirtilen Yerel Mahkeme kararıyla sanıklar hakkında aile hukukundan kaynaklanan yükümlülüğün ihlali suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
Katılan vekili süre tutum dilekçesi ile verilen kararın usul ve yasaya aykırı olması sebebiyle bozulmasını talep etmiştir.
Katılanın, sanıkların müşterek çocukları olduğu, Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı'nın düzenlemiş olduğu 19.02.2016 tarih ve 768 sayılı rapor içeriğine göre katılanın iki hafta sonra kontrole çağırıldığı hâlde sanıklar tarafından kontrole götürülmediği, son iki aydır sanıkların katılanın ilaçlarını kullandırmadıkları, katılana refaket etmedikleri, bakımı ve sağlığı ile ilgilenmedikleri, anne ve babalık görevlerini yerine getirmedikleri, katılanın temel ihtiyaçlarını karşılamadıkları ve böylece aile hukukundan ... bakım ve destek olma yükümlülüklerini yerine getirmedikleri iddiası ile açılan davada Yerel Mahkemece, suçlamayı kabul etmeyen sanıkların cezalandırılmalarına yeterli kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği gerekçesiyle beraatlerine karar verilmiştir.
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkeme kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
25.04.2024 tarihinde karar verildi.