SUÇLAR: Banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜMLER: Beraat, mahkûmiyet
Sanığa yüklenen suçlardan doğrudan zarar görmeyen şikâyetçi ...'nun kamu davasına katılma ve hükümleri temyiz etme yetkisinin bulunmadığı anlaşılmıştır.
Sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan mahkûmiyet hükmüne yönelik sanık müdafiinin temyizi yönünden; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İstanbul Anadolu 10. Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.05.2016 tarihli ve 2014/443 Esas, 2016/299 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında,
1. Nitelikli dolandırıcılık suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraatine,
2. Resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62,51 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına, hükmedilen cezanın ertelenmesine ve hak yoksunluklarına,
Karar verilmiştir.
1. Şikâyetçi ... vekilinin temyiz isteği özetle; sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan hükümde, temel cezanın alt sınırdan belirlenmesi ve hükmedilen cezanın ertelenmesine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğuna, sanığa yüklenen dolandırıcılık suçunun unsurlarının oluştuğuna,
2. Sanık müdafiinin temyiz isteği özetle; resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan mahkûmiyet hükmüne yönelik olup, savunma hakkının kısıtlandığına, sanığın suça konu çekle alakasının bulunmadığına, eksik araştırma ve incelemeyle karar verildiğine,
İlişkindir.
Sanık hakkında, tamamen sahte olarak üretilen ve aldatıcılık niteliği bulunan suça konu yasal unsurları haiz, keşidecisi şikâyetçi ... olarak görünen, 30.12.2012 tarihli ve 10.400,00 TL tutarındaki çeki, önceden doğan borcuna karşılık katılan ...'a vermek suretiyle banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarını işlediği iddiasıyla açılan kamu davasında; sanığa yüklenen nitelikli dolandırıcılık suçunun yasal unsurları itibarıyla oluşmadığı, resmi belgede sahtecilik suçunun sübut bulduğu kabul edilerek karar verilmiştir.
A. Şikâyetçi ... Vekilinin Temyizi Yönünden
Sanığa yüklenen banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından doğrudan zarar görmeyen şikâyetçinin kamu davasına katılma ve hükmü temyiz etme hakkının bulunmadığı, usulsüz olarak verilen katılma kararının hükmü temyiz etme yetkisi vermeyeceği anlaşılmakla, şikâyetçi vekilinin temyiz isteğinin 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi uyarınca reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
B. Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Mahkûmiyet Hükmüne Yönelik Sanık Müdafiinin Temyizi Yönünden
Cumhuriyet Savcısının da mütalaasını sunduğu 12.05.2016 tarihli hüküm celsesine katılmayan sanık müdafiinin, duruşmaya katılamayacağına ilişkin mazereti hakkında olumlu ya da olumsuz bir karar verilmeden ve esas hakkındaki mütalaaya karşı diyecekleri sorulmadan yargılamaya devam edilip karar verilmek suretiyle savunma hakkının kısıtlanması, hukuka aykırı bulunmuştur.
A. Şikâyetçi ... Vekilinin Temyizi Yönünden
Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenle, İstanbul Anadolu 10. Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.05.2016 tarihli ve 2014/443 Esas, 2016/299 Karar sayılı kararına yönelik şikâyetçi ... vekilinin temyiz isteminin, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Mahkûmiyet Hükmüne Yönelik Sanık Müdafiinin Temyizi Yönünden
Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenle İstanbul Anadolu 10. Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.05.2016 tarihli ve 2014/443 Esas, 2016/299 sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
25.04.2024 tarihinde karar verildi.