Mahkûmiyet

İstanbul 11. Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.10.2020 tarihli ve 2019/414 Esas, 2020/284 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü:

Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.04.2016 tarihli ve 2015/4-363 Esas, 2016/218 Karar sayılı içtihadında; "Yargıtay'ın duraksamasız içtihatlarına göre, temyiz yoluna posta marifetiyle gönderilen bir dilekçe ile başvurulması mümkün ise de, temyiz tarihi dilekçenin postaya verildiği tarih değil, mahkemeye ulaştığı tarihtir." denilmek suretiyle temyiz kanun yoluna posta marifetiyle başvuru durumunda esas alınması gereken tarihin, dilekçenin mahkemeye ulaştığı tarih olduğu açıkça belirtilmiştir. Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; sanığın temyize konu kararı 05.12.2012 tarihinde tebellüğ ettiği, sanığın temyiz dilekçesinin mahkeme kalemine 14.12.2012 tarihinde ulaşmış olduğunun gerek fiziki havale gerekse UYAP kayıtlarından tereddüte yer vermeyecek şekilde tespit edildiği, bu durumda, sanığın 05.12.2012 tarihinde tebliğ olunan temyize konu mahkeme kararını, yasal süresi geçtikten sonra 14.12.2012 tarihinde temyiz ettiği anlaşılmıştır.

Açıklanan nedenle sanığın temyiz isteminin 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı Kanun'un 317 nci maddesi gereği Tebliğnameye aykırı olarak oy birliğiyle REDDİNE,

Esası incelenmeyen dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

25.04.2024 tarihinde karar verildi.