Mahkûmiyet

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

Sanığın temyiz isteği; 2007 yılından sonra suça konu yere gitmediğine, yabani kiraz ağaçlarını yıllar önce babasının ektiğine, bilirkişi raporlarının hatalı olduğuna, eksik incelemeyle karar verildiğine ve beraati gerektiğine ilişkindir.

Sanığın bahçesinde komşusu ... isimli şahıs tarafından hayvan otlatıldığı şikâyeti üzerine fen bilirkişisi tarafından şikâyete konu yerde yapılan inceleme sonucu düzenlenen 11.11.2015 tarihli raporda 1075 m2 lik alanın orman sınırları içinde kaldığı tespit edilmiştir.

Orman muhafaza memurları tarafından şikâyete konu yerde yapılan incelemede 105 ada 63 parsel nolu tapulu tarlanın devamında devlet ormanı sınırları içindeki alanın fidan dikilerek kullanıldığı
belirlenmiştir.

Sanık hakkında 6831 sayılı Orman Kanunu'na (6831 sayılı Kanun) muhalefet suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.

Sanık savunmasında orman parseli içindeki yere babası tarafından meyve ağaçları dikildiğini, suça konu yerin orman olduğu anlaşıldıktan sonra kullanmayı bıraktığını, ... ile husumeti olduğundan şikâyet edildiğini beyan etmiştir.

Tanıklar M.A, K.Ö ve V.Y, sanığın orman arazisini kullanıp kullanmadığını bilmediklerini beyan etmişlerdir.

Mahallinde yapılan keşif sonucu orman bilirkişisi tarafından düzenlenen raporda, suça konu yerin kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları içinde kaldığı, doğusunun sanığa ait tarla parseli olduğu, suça konu yerde 8 yaşlarında yabani kiraz, idris ağacı, erik ve ayva fidanları olduğu, ağaçların diplerinin çapa ile işlendiği, sulandığı ve bir kısmının aşılandığı, keşif tarihi itibarıyla yerin halen kullanıldığı tespit edilmiştir. Fen bilirkişisi raporunda suça konu yerin orman parseli sınırları içinde olduğu belirlenmiştir.

Suç tutanağı, sanık savunması, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, sanığın atılı suçu işlediği sabit kabul edilip hakkında 6831 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan mahkûmiyet hükmü kurulmasında hukuka aykırılık bulunmamıştır.

Ancak;
Suç tarihi itibarıyla 65 yaşını dolduran sanık hakkında hükmolunan kısa süreli hapis cezasının 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 50 nci maddesinin üçüncü fıkrası gereği aynı Kanun'un 50 nci maddesinin birinci fıkrasında yer alan seçenek yaptırımlara çevrilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm tesisi, hukuka aykırı bulunmuştur.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 25.04.2024 tarihinde karar verildi.