Kayden 14.07.1998 doğumlu olan mağdurenin ilk derece yargılaması sırasında onbeş yaşını tamamlamadıktan sonra 30.07.2013 tarihli duruşmada sanıklardan şikayetçi olmadığını beyan etmesi karşısında, mağdureye yaş küçüklüğü nedeniyle tayin edilen vekilin hükümleri temyize hakkı bulunmadığı anlaşılmış olup, bu itibarla mağdure vekilinin hükmü temyiz yetkisi bulunmadığı anlaşılmıştır.
Sanıklar haklarında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ - OLAY VE OLGULAR
1.Malatya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.10.2014 tarihli ve 2013/171 Esas, 2014/245 Karar sayılı kararı ile, sanık ... ile mağdure Melike’nin suç tarihinden önceki günlerde tanıştıkları, arkadaş oldukları, bir süre sonra arkadaşlıklarının gönül ilişkisine döndüğü, suç tarihinde mağdurenin misafir olarak bulunduğu amcasının evinde iken sanık ...’in mağdureyi konuşmak amacıyla dışarıya çağırdığı, bu şekilde buluştukları, saatin geç olduğunu söyleyerek birlikte kaçmaya niyetlendikleri, sanığın mağdureyi önce annesi sanık ...’nün evine götürdüğü, sanık ...’nün bu duruma razı olmadığı, daha sonra sanık ...'in mağdureyi diğer sanıklardan ...'ye ait ve onun kullandığı otomobil ile sanıklar ... ile ...ın evine götürdüğü, mağdurenin kaçıp ailesinin yanına döndüğü güne kadar mağdureyi orada tuttuğu, olay tarihinde sanık ...'in mağdureye alkol aldırmak veya bir başka şekilde onun uykusunu getirmek suretiyle mağdurenin yatmak için odasına gittikten sonra mağdurenin yanına gittiği, hem kendisinin hem mağdurenin üzerindeki elbiseleri çıkartarak mağdureye yönelik organ sokmak suretiyle cinsel istismarda bulunduğu şeklinde kabul edilen olayda, dosya içerisindeki mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde sanık ... hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanun'un (5237 sayılı Kanun) 6545 sayılı Kanun ile değişiklik öncesi hali ile 103/2, 62/1 ve 53. maddesinin uyarınca 8 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, sanık ... hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, aynı Kanun'un 109/1,3-f, 5,62/1 ve 53. maddesi uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, sanıklar ...ile Ayşe'nin eylemlerinin hukuki vasfı çocuğun kaçırılması ve alıkonulması kabul edilerek bu suçtan sanıklar ...ve Ayşe haklarında, aynı sayılı Kanun'un 30. maddesi ile 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesi uyarınca kamu davasının düşmesine karar verilmiştir.
2. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca kısmi ret ve kısmi onama görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
A. Sanık ... Müdafiinin Temyiz İsteği
Sanık hakkında hata hükümlerinin uygulanması gerektiğine, mağdurenin rızasıyla sanık ile birlikte geldiğine, sanığın mağdure ile cinsel ilişkiye girdiğinin sabit olmadığına yöneliktir.
B. O Yer Cumhuriyet Savcısının Temyiz İsteği
Sanıklar ...ve Ayşe'nin, sanık ... ile iştirak halinde hareket ettikleri belirtilerek haklarında mahkumiyet kararı verilmesi gerektiğine yöneliktir.
A. Mağdure Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden
Kayden 14.07.1998 doğumlu olan mağdurenin ilk derece yargılaması sırasında onbeş yaşını tamamlamadıktan sonra 30.07.2013 tarihli duruşmada sanıklardan şikayetçi olmadığını beyan etmesi karşısında, mağdureye yaş küçüklüğü nedeniyle tayin edilen vekilin hükümleri temyize hakkı bulunmadığı anlaşılmakla mağdure vekilinin temyiz isteminin 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı Kanun'un 317. maddesi uyarınca reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir.
B. Sanık ... Müdafiinin Temyiz İsteği Yönünden
1.Mahkemenin gerekçesi ve tüm dosya kapsamına göre; yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırılarak vicdanî kanıya ulaşıldığı, eylemlere uyan suç vasıfları ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, kurulan hükümlerde hukuka aykırılık görülmemiştir.
C. O Yer Cumhuriyet Savcısının Sanıklar ... ve ...Haklarında Kurulan Hükümlere Dair Temyiz İsteği Yönünden
Tüm dosya kapsamı ile yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı anlaşılmakla hükümlerde bu yönüyle hukuka aykırılık görülmemiş ve o yer Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri yerinde görülmediğinden reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
A. Mağdure Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle mağdure vekilinin temyiz isteminin, 1412 sayılı Kanun’un 317. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Sanık ... Müdafii ile O Yer Cumhuriyet Savcısının Sanıklar ..., ...ve... Haklarında Kurulan Hükümlere Dair Temyiz İstekleri Yönünden
Gerekçenin (B) ve (C) bölümlerinde açıklanan nedenlerle Malatya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.10.2014 tarihli ve 2013/171 Esas, 2014/245 Karar sayılı kararında sanık müdafii ve o yer Cumhuriyet savcısı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafii ve o yer Cumhuriyet savcısının temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,25.04.2024 tarihinde karar verildi.