Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi

1.Şikâyetçi kurum vekilinin temyiz isteği yönünden; suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliği itibarıyla, sanığın eyleminin 4733 sayılı Tütün, Tütün Mamulleri ve Alkol Piyasasının Düzenlenmesine Dair Kanun'a (4733 sayılı Kanun) muhalefet suçu kapsamında kaldığı, buna göre de Gümrük İdaresi'nin suçtan zarar gören sıfatı bulunmadığından, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 237 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca açılan kamu davasına katılma hakkının ve aynı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği bu suçtan kurulan hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşılmıştır.

2. Sanık müdafiinin temyizi yönünden; sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

Sanık müdafiinin temyiz istemi, aramanın usulsüz olduğuna sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine ve re'sen gözetilecek nedenlerle hükmün bozulması talebine ilişkindir.

A. Şikâyetçi Kurum Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliği itibarıyla, sanığın eyleminin 4733 sayılı Kanun kapsamında kaldığı, buna göre de Gümrük İdaresi'nin suçtan zarar gören sıfatı bulunmadığından, 5271 sayılı Kanun'un 237 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca açılan kamu davasına katılma hakkının ve aynı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği bu suçtan kurulan hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığından temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.

B.Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Yönünden
08.11.2012 tarihinde sanığın işyerinde vergi denetim görevlilerince yapılan denetimlerde satışa sunulmuş vaziyette toplam 508 paket kaçak sigaranın ele geçirildiği, 19.11.2012 tarihinde vergi denetim memurlarının ve kolluk görevlisi eşliğinde yapılan denetim esnasında satışa sunulmuş halde toplam 482 paket kaçak sigaranın ele geçirildiği anlaşılmıştır.

Sanık hakkında 4733 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmıştır.

Sanık aşamalardaki savunmalarında, hediyelik eşya dükkanı işlettiğini ve suça konu kaçak sigaraları satacağını kabul etmiş, bozma sonrasında yapılan etkin pişmanlık ihtarını içeren davetiyenin usulüne uygun şekilde tebliğ edildiği anlaşılmıştır.

Ana dosya ve birleşen dosya yönünden kaçak eşyaya mahsus tespit varakaları dosya içerisinde olup, suça konu kaçak sigaraların gümrüklenmiş değerinin Dairemiz yerleşik uygulamalarına göre "pek hafif" değerde olduğu anlaşılmıştır.

Sanığa soruşturma aşamasında etkin pişmanlık ihtaratı yapılmamış ise de bozma sonrasında sanığa usulüne uygun olarak tebliğ edilen etkin pişmanlık ihtarında " ... gümrüklenmiş değer olan 5.312,53 TL'nin iki katı 10.625,06 TL'yi duruşma gününden önce ödediğiniz taktirde hükmolunacak cezadan 1/3 oranında, koşulların oluşması halinde yarı oranında indirim yapılacağı," hususunun açıkça belirtilmesi ve sanığa ödeme yapması hususunda makul süre de tanındığı anlaşıldığından Tebliğname'de yer alan bozma görüşüne iştirak edilmemiştir.

Tüm dosya kapsamına göre sanığın işyerinde ticari miktar ve mahiyette kaçak sigara ele geçirilmesi ve savunmalarında suçunu ikrar etmesi karşısında, sanığın atılı suçu işlediğinin sabit kabul edilip hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında hukuka aykırılık bulunmamıştır.

Sanık hakkında kurulan hükümde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen aşağıda belirtilen husus dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.
Suç tarihleri ve ele geçen eşyanın niteliğine göre suçtan doğrudan zarar görmeyen ve katılma hakkı olmayan Gümrük İdaresi lehine vekalet ücretine hükmedilmesi isabetli bulunmamıştır.

A. Şikâyetçi Kurum Vekilinin Temyizi Yönünden

Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle şikâyetçi kurum vekilinin temyiz isteğinin, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

B.Sanık Müdafiinin Temyizi Yönünden

Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hükümden Gümrük İdaresi lehine vekalet ücretine hükmedilen 23 numaralı fıkranın çıkartılarak, sair hususların aynen bırakılması suretiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 25.09.2024 tarihinde karar verildi.