Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 23.09.2020 tarihli ve 2018/2342 Esas, 2020/621 sayılı kararının sanık müdafii, katılan ÖSYM vekili ve katılan ... vekilinin temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde;
Sanık hakkında resmi belgede sahtecilik ve silahlı terör örgütüne üye olma suçlarından katılan ... vekilinin, kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık ve silahlı terör örgütüne üye olma suçlarından katılan ÖSYM Başkanlığı vekilinin İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince katılan kurumlar vekillerinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 279 uncu maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca “başvuranların buna hakları bulunmadığının anlaşılması” nedeniyle reddine karar verildiği, bahse konu kararın; 5271 sayılı Kanun’un 279 uncu maddesinin birinci fıkrasının son cümlesi uyarınca itiraz yoluna tabi olduğu ve temyiz incelemesine yer olmadığına, temyiz istemi yönünden dava dosyasının incelenmeksizin iadesine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir.
Sanık hakkında kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından, İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf istemleri üzerine, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun'un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca verilen esastan ret kararının, 5271 sayılı Kanun'un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (g) bendi uyarınca temyizinin mümkün olmadığı belirlenmiştir.
İlk Derece Mahkemesince verilen silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz eden sanık ... müdafiinin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.10.2018 tarihli ve 2017/1082 Esas, 2018/1376 sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223 üncü maddesinin ikinci maddesinin (b) bendi uyarınca beraatine, resmi belgede sahtecilik suçundan Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223 üncü maddesinin ikinci maddesinin (a) bendi uyarınca beraatine, silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası ve 63 üncü maddesi uyarınca mahkûmiyet kararı verilmiştir.
2.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 23.09.2020 tarihli ve 2018/2342 Esas, 2020/621 sayılı kararı ile sanık hakkında Maliye Hazinesi vekilinin resmi belgede sahtecilik ve silahlı terör örgütüne üye olma suçlarından verilen beraat kararına, ÖSYM vekilinin ise silahlı terör örgütüne üye olma ve nitelikli dolandırıcılık yönelik istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 279 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca reddine, Maliye Hazinesi vekilinin nitelikli dolandırıcılık, ÖSYM vekilinin resmi belgede sahtecilik suçundan verilen beraat kararlarına ve sanık müdafiinin silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen mahkumiyet kararına yönelik istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin ilk cümlesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
3. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 20.12.2021 tarihli ve ÖSYM Başkanlığının nitelikli dolandırıcılık ve silahlı terör örgütüne üye olma ile Maliye Hazinesinin resmi belgede sahtecilik ve silahlı terör örgütüne üye olma suçlarına ilişkin temyiz talebine yönelik ret, sanık müdafiinin silahlı terör örgütüne üye olma ve nitelikli dolandırıcılık, ÖSYM Başkanlığının resmi belgede sahtecilik ve Maliye Hazinesinin nitelikli dolandırıcılık suçlarına ilişkin temyiz taleplerine yönelik onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
Sanık ... müdafiinin temyiz istemleri özetle;
1.Usul ve kanuna aykırı karar verildiğine,
2.Suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına,
3.Lehe olan hükümlerin uygulanması gerektiğine,
4.Kabule esas alınan delillerin hukuka aykırı olduğuna,
5. Temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara,
ilişkindir.
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince atılı nitelikli dolandırıcılık suçunun sanık tarafından işlenmediği sabit olduğunun kabulü ve resmi belgede sahtecilik suçunun yüklenen fiilin kanunda suç olarak tanımlanmamış olmadığı kabulü ile sanık hakkında beraat kararları, sanığın eyleminin silahlı terör örgütüne üye olma suçunu oluşturduğunun kabulü ile sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Maliye Hazinesi vekilinin resmi belgede sahtecilik ve silahlı terör örgütüne üye olma suçlarından verilen beraat kararına, ÖSYM vekilinin ise silahlı terör örgütüne üye olma ve nitelikli dolandırıcılık yönelik istinaf başvurularının reddine karar verildiği, Maliye Hazinesi vekilinin nitelikli dolandırıcılık, ÖSYM vekilinin resmi belgede sahtecilik suçundan verilen beraat kararlarına ve sanık müdafiinin silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen mahkumiyet kararına yönelik istinaf başvuruları yönünden ise Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
Ayrıntıları Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin, 26.10.2017 tarihli ve 2017/1809 Esas, 2017/5155 sayılı Kararında ve Dairemizce de benimsenen, istikrar kazanmış yargısal kararlarda açıklandığı üzere;
Örgüt üyesi; örgüt amacını benimseyen, örgütün hiyerarşik yapısına dahil olan ve bu suretle verilecek görevleri yerine getirmeye hazır olmak üzere kendi iradesini örgüt iradesine terk eden kişidir. Örgüt üyeliği; örgüte katılmayı, bağlanmayı, örgüte hakim olan hiyerarşik gücün emrine girmeyi ifade etmektedir. Örgüt üyesi, örgütle organik bağ kurup faaliyetlerine katılmalıdır. Organik bağ; canlı, geçişken, etkin, faili emir ve talimat almaya açık tutan ve hiyerarşik konumunu tespit eden bağ olup, üyeliğin en önemli unsurudur. Örgüte yardımda veya örgüt adına suç işlemede de, örgüt yöneticileri veya diğer mensuplarının emir ya da talimatları vardır. Ancak örgüt üyeliğini belirlemede ayırt edici fark, örgüt üyesinin örgüt hiyerarşisi dahilinde verilen her türlü emir ve talimatı sorgulamaksızın tamamen teslimiyet duygusuyla yerine getirmeye hazır olması ve öylece ifa etmesidir.
Silahlı örgüte üyelik suçunun oluşabilmesi için örgütle organik bağ kurulması ve kural olarak süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gerektiren eylem ve faaliyetlerin bulunması aranmaktadır. Ancak niteliği, işleniş biçimi, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı, örgütün amacı ve menfaatlerine katkısı itibariyle süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk özelliği olmasa da ancak örgüt üyeleri tarafından işlenebilen suçların faillerinin de örgüt üyesi olduğunun kabulü gerekir. Örgüte sadece sempati duymak ya da örgütün amaçlarını, değerlerini, ideolojisini benimsemek, buna ilişkin yayınları okumak, bulundurmak, örgüt liderine saygı duymak gibi eylemler örgüt üyeliği için yeterli değildir (Evik, Cürüm İşlemek İçin Örgütlenme, s. 383 vd.).
Örgüt üyesinin, örgüte bilerek ve isteyerek katılması, katıldığı örgütün niteliğini ve amaçlarını bilmesi, onun bir parçası olmayı istemesi, katılma iradesinin devamlılık arz etmesi gerekir. Örgüte üye olan kimse, bir örgüte girerken örgütün kanunun suç saydığı fiilleri işlemek amacıyla kurulan bir örgüt olduğunu bilerek üye olmak kastı ve iradesiyle hareket etmelidir. Suç işlemek amacıyla kurulmuş örgüte üye olmak suçu için de saikin “suç işlemek amacı” olması aranır (... Özel Kısım s. 263-266, Alacakaptan Cürüm İşlemek İçin Örgüt s. 28, Özgenç Genel Hükümler s. 280).
Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; 18.03.2015 tarihli bilirkişi raporunda sanığın iki ayrı sınavdaki başarı farklılığının tesadüfi olamayacağına yönelik güçlü kanaat oluştuğunun ifade edilmesi karşısında, ihtimallere dayanan yüzdelik oranlarının yer aldığı değerlendirme içermesi, sanığın hileli bir davranışını ortaya koymaya elverişli olmadığı gibi kişinin önceki ve sonraki yıllardaki doğru ve yanlış cevap sayılarının kıyaslanarak, sınav sorularını haksız elde etmek sureti ile sınavda hileli yollarla yüksek puan aldığının kesin olarak ispatlanamayacağı, ayrıca bilirkişi raporunu teyit eder başkaca delil, beyan veya bilgi bulunmadığı gibi bilirkişi raporunda sınav sorularının alındığına dair kesin kanaatin de bildirilmediği gerekçesi ile nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından da beraat kararı verildiği, dosya kapsamında sanığın örgütün hiyerarşik yapısına dahil olduğuna ve örgüte üye olma suçundan mahkûmiyetini gerektirir her türlü kuşkudan uzak, yeterli ve kesin delilin de bulunmadığı gözetilerek, atılı suçtan beraati yerine delillerin değerlendirilmesinde düşülen yanılgı sonucu yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesi,
Hukuka aykırı bulunmuştur.
A. Katılan ... vekilinin silahlı terör örgütüne üye olma ve resmi belgede sahtecilik, katılan ÖSYM Başkanlığı vekilinin silahlı terör örgütüne üye olma ve kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık suçlarından verilen beraat ve mahkûmiyet kararlarına yönelik temyiz istemleri yönünden:
Ön inceleme bölümünün 1 inci paragrafında açıklanan nedenlerle, katılan kurumlar vekillerinin sanık hakkında belirtilen suçlardan kurulan hükümlere ilişkin istinaf başvurularının sıfat yokluğundan reddine dair karara yönelik temyiz istemlerinin, bahse konu kararın 5271 sayılı Kanun'un 279 uncu maddesinin birinci fıkrasının son cümlesi uyarınca itiraza tabi olup temyizi mümkün bulunmadığından temyiz incelemesine yer olmadığına, Tebliğname'ye kısmen uygun olarak, dosyanın mahalline oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN İADESİNE,
B. Katılan ... ve Hazine vekilinin kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık ve ÖSYM vekilinin resmi belgede sahtecilik suçlarından sanık hakkında kurulan hükme yönelik temyiz istemi yönünden:
Ön inceleme bölümünün 2 nci paragrafında açıklanan nedenlerle katılan ... ve Hazine Bakanlığı vekilin ve ÖSYM vekilinin temyiz istemlerinin, 5271 sayılı Kanun'un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
C. Sanık ... müdafiinin silahlı terör örgütüne üye olma suçundan sanık hakkında kurulan hükme yönelik temyiz istemi yönünden:
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, sanık ... müdafinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 23.09.2020 tarihli ve 2018/2342 Esas, 2020/621 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesi uyarınca Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
25.09.2024 tarihinde karar verildi.