D U R U Ş M A T A L E P L İ

ÇOCUK: ...

HÜKÜMLER: Mahkûmiyet

İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir oldukları, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

Sanık ... müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299/1. maddesi gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

A. Kayseri 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.09.2019 tarihli ve 2019/158 Esas, 2019/397 Karar sayılı kararı ile;

1.Sanıklar ...ve... hakkında kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun(5237 sayılı Kanun) 37/1. maddesi delâletiyle aynı Kanun’un 81/1, 35/2,29/1,62,53. maddeleri uyarınca ayrı ayrı 3 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına,

2.Sanıklar ... ve ... hakkında kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 37/1. maddesi delâletiyle aynı Kanun’un 81/1, 35/2,62,53. maddeleri uyarınca ayrı ayrı 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına,

3. Suça sürüklenen çocuk ... hakkında kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 37/1. maddesi delâletiyle aynı Kanun’un 81/1, 35/2,31/3,62. maddeleri uyarınca 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına,

Karar verilmiştir.

B. Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 18.03.2021 tarihli ve 2020/545 Esas, 2021/566 Karar sayılı kararı ile sanıklar ve suça sürüklenen çocuk hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanıklar ve suça sürüklenen çocuk müdafileri ile katılan vekilinin istinaf başvurularının kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280/1-(g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280/2. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile;

1.Sanıklar ...ve... hakkında kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 37/1. maddesi delâletiyle aynı Kanun’un 81/1, 35/2,29/1,62,53. maddeleri uyarınca ayrı ayrı 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına,

2.Sanıklar ... ve ... hakkında kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 37/1. maddesi delâletiyle aynı Kanun’un 81/1, 35/2,62,53. maddeleri uyarınca ayrı ayrı 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına,

3. Suça sürüklenen çocuk ... hakkında kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 37/1. maddesi delâletiyle aynı Kanun’un 81/1, 35/2,31/3,62. maddeleri uyarınca 6 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına,

Karar verilmiştir.

1.Sanık ... ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle; meşru savunma hükümlerinin uygulanılarak sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiği, sanığın kasten yaralama suçundan cezalandırılması ve lehe hükümlerin uygulanmasına,

2.Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; meşru savunma hükümlerinin uygulanılarak sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiği, sanığın kasten yaralama suçundan cezalandırılması, haksız tahrik indiriminin yetersiz olduğuna ve lehe hükümlerin uygulanmasına,

3.Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; meşru savunma hükümlerinin uygulanılarak sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiği, sanığın kasten yaralama suçundan cezalandırılması, gönüllü vazgeçme hükümlerinin uygulanması gerektiğine, haksız tahrik indiriminin yetersiz olduğuna ve lehe hükümlerin uygulanmasına,

4. Suça sürüklenen çocuk ... ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle; suçun işlenmediğinden bahisle hakkında beraat kararı verilmesi gerektiği, kasten yaralama suçundan cezalandırılması, haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiği ve lehe hükümlerin uygulanmasına,

5. Sanık ... müdafinin temyiz sebepleri özetle; kararın haksız ve hukuka aykırı olduğuna,

6. Sanık ... ve müdafinin temyiz sebepleri özetle; sanığın atılı suçu işlemediğinden bahisle beraat kararı verilmesi, kasten yaralama suçundan cezalandırılması ve haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiğine,

7.Katılan vekilinin temyiz sebepleri özetle; ceza miktarına ve lehe hükümlerin uygulanmaması gerektiğine,
İlişkindir.

1.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanıklar ve suça sürüklenen çocuk tarafından fikir ve eylem birliği içinde gerçekleştirildiğinin saptandığı, meşru savunma ve gönüllü vazgeçme şartlarının somut olayda oluşmadığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, ilk haksız hareketin kim tarafından başlatıldığı tespit edilemediğinden olay öncesinde mağdur ile tartışan sanıklar ...ve... hakkında haksız tahrik hükümlerinin uygulanmasında ve indirim oranında isabetsizlik bulunmadığı, katılandan, sanıklar ..., ... ve suça sürüklenen çocuk ...'a yönelen haksız söz ve davranış bulunmadığından haklarında haksız tahrik hükümlerinin uygulanmamasında isabetsizlik bulunmadığı, yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdire göre ceza yaptırımlarının yasal bağlamda ve gerekçesi gösterilerek belirlendiği, sanıklar ve suça sürüklenen çocuğun eylemleri ile orantılı şekilde ceza tayin edildiği, Mahkemenin takdir yetkisi kapsamında yeterli ve yerinde gerekçelerle lehe olan takdiri indirim hükümlerinin uygulanmasına karar verildiği, sanıklar ve suça sürüklenen çocuk hakkında tayin olunan ceza miktarları itibariyle lehe olan erteleme, hükmün açıklanamasının geri bırakılması ve seçenek yaptırımlara çevirmeye ilişkin hükümlerinin uygulanmasının mümkün olmadığı anlaşıldığından, ileri sürülen temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümlerde bozma nedeni dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2. Kayseri 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 10.06.2021 tarihli ek kararının hukuki değerden yoksun olduğunun kabulüyle yapılan incelemede, sanık ...'ın Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden temin olunan güncel nüfus kayıt örneğine göre temyiz talebinde bulunduktan sonra 02.04.2021 tarihinde öldüğünün anlaşılması karşısında, bu durumun Mahkemece araştırılarak 5237 sayılı Kanun’un 64/1. maddesi uyarınca sanık hakkında açılan kamu davasının düşürülüp düşürülmeyeceğinin karar yerinde değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması hukuka aykırı bulunmuştur.

1.Sanıklar Erdi, ...,..., ... Ve Suça Sürüklenen Çocuk ... Hakkında Katılan ...'e Yönelik Kasten Öldürmeye Teşebbüs Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden;

Gerekçe bölümünde (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 18.03.2021 tarihli ve 2020/545 Esas, 2021/566 Karar sayılı kararında sanık ... ve suça sürüklenen çocuk ... ile sanıklar ve suça sürüklenen çocuk müdafileri ile katılan vekili

tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,

2.Sanık ... Hakkında Katılan ...'e Yönelik Kasten Öldürmeye Teşebbüs Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden;

Gerekçe bölümünde (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 18.03.2021 tarihli ve 2020/545 Esas, 2021/566 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca Kayseri 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

25.09.2024 tarihinde karar verildi.