İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Samsun 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.06.2020 tarihli ve 2019/130 Esas, 2019/247 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
2. Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 24.02.2020 tarihli ve 2019/1530 Esas, 2020/331 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik o yer Cumhuriyet savcısının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
3. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 06.02.2022 tarihli ve bozma görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının (aleyhe) temyiz sebepleri özetle;
1. Kararın usul ve esas yönünden kanuna aykırı olduğuna,
2. Sanık hakkında yapılan yargılamada sanığın sohbetlere katıldığına dair tanık beyanının
mevcut olduğuna,
3.... kod adlı gizli tanıktan ele geçirilen flash bellekteki sınıflandırmada sanığın ... ile kodlandırıldığına,Kurs Taksidi başlıklı bölümde 50 rakamının, ... Başkanı başlıklı bölümde ..., Öğretmeni başlıklı bölümde ..., asil vekil ad soyad başlıklı bölümlerde ... ... ibaresinin yer aldığının belirlendiğine ve bu nedenle ... ...'ın getirtilerek sanık hakkında beyanının mevcut olup olmadığı araştırılmadan eksik kovuşturma ile beraat hükmü tesis edildiğine,
4. Temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara,
İlişkindir.
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince sanığın eyleminin, silahlı terör örgütüne üye olma suçunu oluşturduğunun kabulü ile sanık hakkında mahkumiyet kararı verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
1-Polis memuru olarak görev yapmakta iken FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile irtibat ve iltisakı nedeniyle görevinden ihraç edilen sanığın, dosyadaki mevcut Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı Anayasal Düzene Karşı İşlenen Suçlar Soruşturma Bürosunun 18.04.2017 tarih ve 2017/68532 sayılı soruşturması ile FETÖ/PDY emniyet mahrem yapılanması kapsamında ele geçirilen dijital veri inceleme raporunda sanığın tüm liste içerisinde Derece 1 olarak “...”, Güncel Listede 2015 Mart Alan Kodu “...” ve Mart Alan Dışı Kodu “0” olarak belirtilen kodlamanın o döneme ilişkin güncelleme yapılmadığı anlamına gelmesi karşısında; öncelikle ... KOD adlı gizli tanıktan ele geçirilen dijital materyalin tam olarak çözümlendiğinin yazılı ve görsel basında yer alması da gözetilerek, kolluk birimlerine sanıkla ilgili olarak yeniden yazı yazılıp sanık hakkında yeni güncel verilere ulaşılıp ulaşılmadığının sorulması, ayrıca anılan raporda ... başkanı olarak -...- isimli kişinin, öğretmeni olarak -...- isimli kişinin ve vekili olarak - ...- isimli kişinin açık kimlik bilgilerinin tespiti ile, bu kişilerin tanık sıfatıyla duruşmaya çağrılarak sanık hakkında bilgi sahibi olup olmadığına yönelik beyanlarının alınması, anılan tanıklarla ilgili herhangi bir soruşturma ya da kovuşturma olup olmadığı belirlendikten sonra şahsın tüm aşama ifadelerinin getirtilmesi ve UYAP'ta oluşturulan örgütlü suçlar bilgi bankasında yeniden araştırma yapılarak sanık ile ilgili herhangi bir beyan olup olmadığının tespiti ile varsa ifade sahiplerinin tanık sıfatıyla dinlenmeleri suretiyle tüm delillerin CMK'nın 217 nci maddesi uyarınca duruşmada okunup tartışılmasından sonra sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik araştırma neticesinde yazılı şekilde hüküm kurulması,
2- (1) numaralı bozma sebebi dikkate alınarak, 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca sanık hakkında Bölge Adliye Mahkemesince duruşma açılıp yapılan yargılama sonucunda bir karar verilmesi gerektiğinin gözetilmesi lüzumu,
Hukuka aykırı bulunmuştur.
3- Ayrıca hükümden sonra dosyaya gelen Ordu Cumhuriyet Başsavcılığının 12/3/2020 tarihli yazısı ekinde yer alan HTS inceleme raporunun da mahallinde incelenerek tüm bu incelemeler sonucunda hüküm kurulması gerekmiştir.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemi yerinde görüldüğünden Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 24.02.2020 tarihli ve 2019/1530 Esas, 2020/331 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesi uyarınca Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Samsun 2. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
25.09.2024 tarihinde karar verildi.